4 Mart 2013 Pazartesi

Ilgın Kaplıcaları 5 Yıldızlı Oteli

Ilgın Güzelleşiyor Gelişiyor Ilgın'a yapılan yatırımlar
Ilgın Kaplıcaları 5 Yıldızlı Oteli
Ilgın'da yapılması planlanan Konya Şeker tarafından 5 yıldızlı otelin projesi hakkında Recep Konuk KonTv de günden özel programında konu ile ilgili açıklamaları.
Ilgın 5 Yıldızlı Kaplıca ve Termal Oteli video KonTv Tv Programı Youtube
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

Ilgın Gece Panoraması

Ilgın Gece Panoraması
Hamam dağından Ilgın'ın gece panorama fotoğrafı.
Ilgın Gece Panoraması
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

Ilgın Ebu-l Hasan Bulasan Köprüsü


Ilgın'ın şehir merkezindeki tarihi eserler:
Ilgın Ebu-l Hasan Bulasan Köprüsü
Ilgın Ebu-l Hasan Bulasan Köprüsü
Ilgın'da günümüzde bilinen tarihi tarihi bir köprüdür. Osmanlı tarihçisi Matrakçı Nasuh tarafından Ilgın minyatüründe resmedilmesinden tarihtede önemli bir yapı olduğu anlaşılıyor. Ilgın şeker fabrikasından sonra Bulasan çayı üzerindedir.
Ebul Hasan yada Bulasan Köprüsü ismi ile de tanınmaktadır. Ayrıca köprünün yanında bir hamam oluşundan ötürü Hamamdere Köprüsü ismi de buraya verilmiştir. Köprünün kitabesi bulunmamakla beraber, yapı üslubundan Osmanlı döneminde yapıldığı sanılmaktadır. 
Bulasan köprüsü, kesme taştan yapılmış olan köprünün iki ana gözü vardır. Bu gözler sivri kemerli olup, tempan duvarlarına göre daha içeridedir. Sonraki yıllarda köprünün Afyon yönü tarafına bir göz daha eklenmiştir. Köprünün uzunluğu 33 m., eni 4.55 m.dir. Kemer açıklıkları da 6’şar m.dir. Gözler arasında üçgen şeklinde sel yaranlar bulunmaktadır. 
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

Ilgın Argıthanı Argıt Baba Tekke ve Zaviyesi


Ilgın'ın belde ve köylerindeki tarihi eserler:
Ilgın Argıthanı Argıt Baba Tekke ve Zaviyesi
Ilgın Argıthanı Argıt Baba Tekke ve Zaviyesi
Argıt baba yada Argıt Dede olarak bilinen İslam büyüğünün Argıthanında bulunan tekke, zaviyesi ve kabristanlığı haziresinden günümüze pek fazla bir şey ulaşmamıştır. Çok özel bir tarihi öneme sahip olan Argıt Baba tekke ve zaviyesi Argıthanı çevresindeki Selçuklu devri tarihi kalıntılarındandır.
Argıthanı eski konumu olan Dibekli köyü, Argıt Baba neslinden Şeyh Bedreddin ve Şeyh Abdullah’ın tımarıdır. Anadolu Selçukllularının  XII. ve XIII. asırlarında bu bölgeye hakim olan büyük Yesevi Dervişi Argıt Baba Hazretleri, kurdukları zaviye ile Argıt ve çevresini İslamlaştırmış ve Türkleştirmiştir.
Anadolu’da Yesevi Dervişleri ve Argıt Baba
Argıt Baba Şemsed-Din Altun-Aba’nın 1202 de kervansarayını yaptırmasından önce Anadolu’ ya gelen bir yesevi dervişi ve halifesidir. Anadolu Selçukluları döneminde Konya ve çevresinde gayri Müslimlerin İslamlaşması ve Türkleşmesi için gayret sarfeden, yanında Özbekistan’dan gelen Türkmenlerle bir koloni kuran, çevresindeki araziyi işleyen, tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir şeyh ve Türkmen beyi olması kuvvetlidir.
Bölgeye adını veren, bugün kalıntıları bulunan tekkesinde Ahmet Yesevi’ nın tasavvufi düşüncesini öğrencilerine ve kendisine tabi olan cemaate anlatan karizmatik şahsiyete sahip bir liderdir. Bu kolonizatör Türk Dervişini , bölgenin emniyeti, düşmanları, yahut saldırılarından korunması, çevrenin imarı, güzelleştirilmesi, tarım ve hayvancılığı geliştirerek, dervişlerin ve cemaatin kendi ellerinin emeğini yemeleri, üretime devlet ekonomisine katkıda bulunmak için faaliyet gösteren  Argıt Baba , teke ve zaviyesi eğitici çevre teşkil etmiştir. Bir yandan  dini, tasavvufîye beşeri münasebetler yönünden de Argıt Baba ve çevresi, bölgenin İslâmlaşması , Türkleşmesi   sürecine önemli derecede katkıda bulunmuş- tur.
Argıt Baba Ahmet  Yesevi’nin Türkistan ve çevresinde üstlendiği İslamlaşma, Türkleşme faaliyeti ve fonksiyonu Konya, Ilgın Argıthanı çevresinde , üstlenen bir tasavvuf şeyhi ve lideridir.
Argıt Babanın tekke ve zaviyesi II. asır sonunda günümüze kadar tesir ve fonksiyonunu devam ettirmiştir. Bugün gençlik parkı içinde bulunan, Roma Devletine ait olan ve Argıt Baba mezarlığına getirilen bir lâhit üzerine bilginlerin babası Hattat Hasan Baba 1055-1645 de öldü ibaresi Osmanlıca olarak basılmıştır Hasan Baba Şeyh Velinin oğludur. 1583 yılında Dibekli (Argıt) ve çevresi Babası olan Şeyh Abdullah oğlu Şeyh Veli Babaya bu islamı ve dini hizmetlerin devamı için tımar olarak verilmiştir.Bu da Argıt Baba zaviyesinin ilk çağlardan kalma bir Hristiyan manastırı çevresinde kurulduğunu göstermektedir 17 yy ölen Argıt Baba tekke ve zaviyesinin zaviyedarı Hattat Hasan Babanın bu mezarlıkta gömülü olup vücudu çürüyen boş bir Roma mezarına gömüldüğünü üzerindeki yazıdan anlıyoruz. Bu yazılı belge Yesevi halifesinden olan Argıt Baba’nın tasavvufi sisteminin 17 yy da bu çevrede bu tekke ve zaviyede devam ettiğini göstermektedir .
Argıt Baba tekke ve zaviyesi Argıthanı Doğanhisar yolunun üç buçuk kilometresinde bulunmaktadır bu tekke ve zaviye çevreden gelenler ve çobanlar tarafından tahrip edilmişken Belediye Başkanı Tekin Kavlak zamanında yeniden restore edilmiştir Buradaki camii tekke ve zaviyenin zaviyedarı olan Halep Türkmen’lerinden olan Şeyh Hasan Bilgin tarafından , onun gönderdiği halkın desteği ile 1948 yılında yaptırılmıştır Burada şeyh Hacı Veliyüd-Din Efendinin aş hanesi vardı. Devamlı kazan kaynar gelen geçene yemek verirlerdi.Bu tekke mezarlığında Pir Abdullah Efendinin mezarı vardır bu gün ortalıkta  yoktur, ayrıca Hattat Hasan Babaya ait mezarlıkta gençlik mezarına kaldırılmıştır. 
Argıthanında 1310/1890 yılında ölüp Türkmen mezarlığına gömülen Halepli Medrese müderrisi Şeyh Hacı Veliyüd’din Efendi Argıt Baba zaviyesinin son Şeyhi zaviyedarıdır.  Bu zaviyenin  125 dönüm vakıf arazisi bulunuyordu. Bu nesil oğlu müderris Abdüsselam efendi Salih Efendi ve Hoca Hasan Bilgin ile son bulmuştur. (A. Ş. CERAN , 1996, s. 21,22)
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

Ilgın Eldeş Höyük (Nodalar II.)

Ilgın Eldeş Höyük (Nodalar II.)

Ilgın'ın belde ve köylerindeki tarihi eserler:
Eldeş Nodalar II Höyük
Eldeş Nodalar II Höyük
Ilgın'ın Eldeş köyü kırsalında olan ve halk arasında Nodalar höyük diye bilinen höyük önemli bir tarihi kalıntıdır. Eldeş Nodalar 2 höyük  Ilgın'ın yaklaşık 10 km. doğusunda Beykonak yolunun 500 m. doğusunda yer alır. Boyutları 75 m. x 25 m.dir. Keramik buluntular Geç Kalkolitik, ilk tunç çağı İTÇ II. bin ve demir çağlarına aittir. Yapılan incelemelerde Nodalar höyükte İTÇ'na ait taştan yapılma bir el baltası bulunmuştur. Höyüğün üzerinde yapılan tarım ve kaçak kazılardan dolayı zarar görmüştür.
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

Ilgın Kuru (Kör) Çeşme

Ilgın Kuru (Kör) Çeşme

Ilgın'ın şehir merkezindeki tarihi eserler:
Ilgın Kuru (Kör) Çeşme
Ilgın merkezde olan Kuru diğer adı ile kör çeşme, taş işlemesi ve süsleme özellikleri bakımından Selçuklu dönemine ait olduğu düşünülen çeşmenin maalesef kitabesi olmadığı için hangi tarihte ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Yapımında kullanılan malzemelerin devşirme antik yapı parçaları olduğu dikkat çekmektedir. Sağlam fakat kullanılmadığı için halk arasında kuru veya kör çeşme olarak bilinir. Ilgın Lala Mustafa Paşa Külliyesinin güneyinde bulunan Kuru Çeşme küçük onarımlar geçirmesine rağmen kısmen orjinalliğini korumaktadır.  Günümüzde suyu olmadığı için kullanılmayan çeşme Ilgındaki güzel ilgiye muhtaç tarihi eserlerden bir tanesidir.

Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

Ilgın Eski Askerlik Şubesi (Redif Taburu Merkez Konağı)


Ilgın'ın şehir merkezindeki tarihi eserler:
Ilgın Eski Askerlik Şubesi Redif Taburu Merkez Konağı
Ilgın Eski Askerlik Şubesi Redif Taburu Merkez Konağı
Ilgın merkezde Fahrettin Altay parkı içerisinde bulunan ve restore edilerek günümüzde şehir müzesi haline dönüştürülen Ilgın Redif Taburu binası çevre düzenlemesi ile ve sosyal tesisleri ile Ilgın'da ilgi merkezi konumundadır.
Askerlik Şubesi binası bodrum üzerinde iki katlıdır  Kitabesi olmamasına rağmen Konya salnamesinde eski hükümet konağı ile Jandarma konağının H. 1310 M. 1892 yılında yapıldığı belirtilmektedir. 12x23 m. Ölçüsünde olan bu bina kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen plan üzerine oturtulmuştur. Girişi kuzey cephesinde olan yapı kesme taşlarla yapılmıştır.
Barok cephe özellikleri ile 18. yüzyıl sonlarında yapılmış mütevazi eserlerden biridir. Binanın planı sofalı eski Türk evlerini hatırlatmaktadır. Tanzimat üslubu şeklinde de adlandırılan bu çeşit yapıların en tipik özelliği, cephelerinde bir çok antik taklidi sütuna dayanan üçgen biçimli alınlığı oluşudur. 

Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları