6 Nisan 2021 Salı

Ilgın'ın Fethi ve Süleyman Şah

 Ilgın'ın Fethi ve Süleyman Şah 

Anadolu Selçukluları, Sultan Alparslan'ın 1071 senesi Malazgirt Savaşında elde ettikleri büyük zaferden sonra Roma (Bizans) direnişi aşılınca Selçuklu Müslüman Türkler Anadolu'ya aileleri, kadınları, çocukları ve mallarıyla gelip yerleşmeye başlamıştır. Büyük Selçuk Sultanı Melik Şah'ın komutanlarından Türkiye Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Kutalmışoğlu I. Süleyman Şah'ın 1077 yılından başlayıp 1086 yılına değin sürdürdüğü fetihler ve savaşları sırasında Ilgın bir Selçuklu Türk şehri olmuştur. Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarı, I. Süleyman Şah, Selçuk Bey'in oğlu Arslan Yabgu'nun torunudur. Babası Kutalmış Bey'dir. Bu dönemde Roma Bizans imparatoru Aleksios Komnenos akın akın gelen Türkleri Akşehir yöresinde durdurmaya çabalamış ancak başarılı olamamıştır. Roma İmparatoru Ilgın, Akşehir ve çevresindeki Rum köylerini de 1116 senesinde boşaltarak geri çekilme kararı almıştır. Rumların terk ettiği bu arazilere ve köylere artık Türkler yerleşmeye başlamıştır.

Ilgın ve civarını 1077 yılında fethederek bizlere vatan yapan Anadalu Selçuklu Devleti kurucusu, ecdadımız, Kutalmışoğlu I. Süleyman Şah'ın makamı ali, mekanı cennet olsun.

Fotoğrafta Selçuklu Kartalı Konya İnce Minareli Medrese Taş ve Ahşap Eserler Müzesi'nde sergilenmekte olan Selçuklu döneminden kalma çift başlı kartal motifli mimari parça görülüyor.

D. Avcioglu Türklerin Tarihi
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın 15 Temmuz Şehitler Meydanı Anıtı

Ilgın 15 Temmuz Şehitler Meydanı Anıtı

İstiklâl Marşı (Osmanlı Türkçesi: استقلال مارشى)
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar.

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder, varsa taşım,
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Mehmet Akif Ersoy

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Tarihi 1. Haçlı Seferinde Ilgın

Ilgın Tarihi 1. Haçlı Seferinde Ilgın 

Haçlı seferleri, 11. yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudüs’ü kurtarma” sloganı ile, Müslüman Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı Hristiyan haçlı ordularının yaptığı saldırılara verilen ad.

Bu seferlere katılanlar giysilerinin üstünde Hristiyanlığın sembolü olan haç işareti taşıdıkları için bu ad verilmiştir. 1096 yılında başlayan Haçlı seferleri, 1291’de Latin Hristiyanların Doğu’da son merkezi olan Akkâ’dan çıkarılmasına kadar süren yaklaşık iki yüzyıllık bir dönemi kapsar. Bu dönem içinde dokuz büyük sefer yapılmış, bu seferler arasında bazı küçük girişimler de olmuştur. Daha sonra Türk-İslâm dünyasına karşı yapılan bütün savaşlar da Haçlı seferleri olarak değerlendirilmiştir.

Birinci Haçlı seferi diğer Haçlı Seferleri gibi dalga dalga çoğunluğu dinsel heyecana kapılmış fakat önemli bir kısmı ise şahsı için macera ve avantaj arayan sürüler halindeki Avrupalı Hristiyanların o zaman yine Hristiyan olan Avrupa üzerinden ve Balkanlardan yürüyerek, Müslüman arazilere girmeleri Anadolu'da Anadolu Selçuklu Devleti ve hükümdarı Kılıç Arslan elinde bulunan arazileri yakıp yıkarak katliamlar yaparak Antakya'ya varmaları; 

Dönemin Selçuklu Sultanı, Kılıç Arslan, Dorileon Muharebesinden sonra Haçlı ordusunu uzaktan gözleme stratejisi uyguladı ve Haçlı ordularının en çabuk bir şekilde Anadolu'dan geçmesine izin vermeyi ve onlarla doğrudan doğruya çatışmaya girişmeme stratejisini tercih etti.

Birinci Haçlı seferi 1096 - 1099 tarihlerideki ilk haçlı seferinde Haçlı orduları Uluborlu (Polybotus), Yalvaç (Antioch-Pisidia), Akşehir (Philomelium), yoluyla gelip Ilgın (Triaium) da diğer yerleşim yerleri gibi yakıp, yıkıp, yağmalayarak Ladik (Laodicea), Konya (Iconium), Ereğli (Hereclea) istikametinde devam etmişlerdir. Antakya (Antioch) kuşatmasından sonra oradan Suriye ve Lübnan üzerinden sonra Filistin'e ve Kudüs'e varmaları ve 1099 yılında Kudüs kuşatması, ele geçirilmesi ve katliamı şeklinde gerçekleşmiştir.

Heinrich Kiepert Asia Citerior haritasında Ilgın'ın adı "Tyriaium" olarak geçiyor.

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM



İstanbul Ilgınlılar Derneği 2021

 İstanbul Ilgınlılar Derneği 2021


Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM


Ilgın Canlı Hayvan Pazarı

Ilgın Canlı Hayvan Pazarı


Kadim şehir Ilgın'ın Selçuklu'dan, Osmanlıya ve günümüze kadar uzanan tarihte önemli pazar merkezi konumundadır. Bu pazarlardan birisi olan canlı hayvan pazarı Ilgın Merkezinde tarihte farklı yerlerde kurulmuştur. Tarımın yanı sıra bölgenin en önemli geçim kaynaklarından birisi olan hayvancılığın önemi her geçen gün daha da artmaktadır.

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Zaferiye Mahallesi

Ilgın Zaferiye Mahallesi

Ilgın Zaferiye, eski adıyla Bolasan Köyü Ilgın'ın 10 km. doğusunda Ilgın - Konya asfaltına 800 m. Uzaklıkta düz bir arazi üzerinde kurulmuştur. Kuruluş tarihi hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte; Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim Han'ın İran Seferi'ne giderken 31 Mayıs 1514 tarihinde Akşehir-Konya arasındaki menzilleri Haydar Çelebi “Ruznamesi”nde şu şekilde yer vermiştir: “Akşehir-Arkanözü (Karaman'a bağlı olduğu belirtiliyor Argıt Han), Ilgın geçildi. Bul Hasan (Bulasan veya Ebul Hasan) Çayırı (Hasanoğlu) konağına gelindi. ” deniliyor. İlk kuruluş yeri, “Bolasan” adıyla şimdiki Şeker Fabrikası lojmanlarının bulunduğu yerdir. Burada Mahmuthisar'dan gelen Bulasan çayı Konya susası üzerinde Ilgın civarındaki tarihi köprülerden birisi olan ve günümüze ulaşamayan tarihi kaynaklarda bahsedilen Bulasan Köprüsü vardı. İkinci kuruluş yeri, Köylü Tolu yakınlarında At Deresi mevkiindedir. Şimdiki kuruluş yerine gelişleri ise yakın bir tarihtir. Köyün bir kısmı Bulgaristan göçmeni olmakla birlikte Barakmuslu, Beykonak, Mahmuthisar ve diğer çevre köylerden göç almıştır. Zaferiye'nin geçim kaynakları tarım, hayvancılıktır ve marangozluk sayılabilir.

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

2 Nisan 2021 Cuma

Ilgın Yorazlar Mahallesi

 Ilgın Yorazlar Mahallesi 


Yorazlar köyü, Ilgın'ın 14 km. kuzeyinde Kabir koyağı ve Dilağzı mevkilerin arasında düz ve kıraç bir arazi üzerinde kurulmuştur. Köyün kuruluş tarihi hakkında kesin bilgiler olmamasına rağmen, yörenin eski bir yerleşim yeri olduğunu gösteren kalıntılar mevcuttur. Germiye mevkiinde Romalılara ait kaya mezarları ve diğer ören yeri olan Dilağzı (Ada) mevkisinde bilinçsiz yapılan kazı çalışmalarında bölgedeki tarihi doku, tahrip edilmiştir. Ilgın Gölü, Çavuşçu Gölü kenarında Yorazlar Çeşmesi olarak bilinen su kaynağının hemen doğusunda köylülerin anlattığı “Dümlük kayası” şimdi yerinde yoktur. Yorazlar adını köyün kurucularından olan “Yorazoğlu”ndan aldığı nakledilmektedir. Yorazlar'ın geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

Fotoğraf: Ilgın Yorazlar Mahallesi genel görünümü.

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM