31 Mart 2022 Perşembe

Ilgın Redif Taburu Merkez Konağı Eski Askerlik Şubesi

 Ilgın Tarihi 

Ilgın Redif Taburu Merkez Konağı Eski Askerlik Şubesi

Bugünkü Ilgın Lisesi ve Jandarma karakol komutanlığı karşısında ve kaplıcaya yaklaşık 1 Km. mesafede bulunan Ilgın, Redif Taburu Merkez Konağı (Eski Askerlik Şubesi) binası, Ilgındaki Osmanlı son dönemi, günümüze ulaşabilmiş önemli tarihi eserlerinden biridir. Yapının kitabesi olmamasına rağmen, tarihi vesikalardan tarihi binanın Hicri 1310 Miladi 1892 senesinde yapımının tamamladığı anlaşılıyor. Konya Vilayeti Salnamesinde zikredilen ve günümüze ulaşamayan eski Ilgın Hükümet Konağı ile birlikte bu yapıdan Ilgın Jandarma Konağı'nın Osmanlı Devleti döneminde Cennet Mekan Sultan II. Abdülhamid Han padişahlığı zamanında Hicri 1310 Miladi 1892 senesinde yapıldığı kaydedilmiştir. Osmanlı Devleti döneminde inşa edilen ve hizmet veren yapı daha sonra Kurtuluş Savaşı sırasında askeri Redif Kışlası olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise Ilgın askerlik şubesi olarak uzun yıllar hizmet vermiştir.

Tarihi yapının mimari ve teknik özellikleri olarak; Bodrum üzerinde iki katlı ve 12 X 23 Metre ölçülerinde olan bu bina kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen plan üzerine oturtulmuştur. Girişi kuzey cephesindeki taş merdivenlerle olan yapı kesme taşlarla yapılmıştır. Sofalı eski Türk evlerinin planlarını hatırlatan binanın ilk hali ahşap tavanlıdır. Tanzimat üslubu şeklinde adlandırılan bu çeşit yapıların en tipik özelliği, cephelerinde birçok antik taklidi sütuna dayanan üçgen biçimli alınlığı oluşudur. Binanın kuzey giriş cephesi önünde ve iki sütun desteğinde bir galeri ve onun üzerinde üçgen alınlıklı balkon yer almaktadır. Bu üçgen alınlığın ortasında bu eseri inşa ettiren Sultan II. Abdülhamid Han'a ait bir padişah tuğrası ve tuğranın hemen altında tarihi belirten sene satırı mevcuttur.

Ilgın'da uzun seneler Askerlik Şubesi olarak hizmet veren bina daha sonra terkedilerek metruk halde kalmıştı. Bu sebeple halen halk arasında Eski Askerlik Şubesi olarak anılmaktadır. Günümüzde ise restore edildikten sonra bir ara müze olması gündeme gelen tarihi bina Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne tahsis edilerek kütüphane olarak kullanılmasına karar verilmiştir. 

Fotoğrafta, Ilgın Redif Taburu Merkez Konağının Askerlik Şubesi olarak kullanıldığı döneme ait bir hatıra. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #RedifTaburu #MerkezKonağı #EskiAskerlikŞubesi 
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

30 Mart 2022 Çarşamba

Ilgın Eldeşli Molla Osman

 Ilgın, Eldeş'li Molla Osman

Ilgın'ın kadim tarih ve kültüre sahip olan antik dönemden Selçuklu ve Osmanlıya mühim ve mümbit, benimde köyüm olan Eldeş köyünde geçmişte yaşanmış bir hadiseyi hikaye edip büyüklerden nakledelim. 

Eldeşli, Molla (Monla) Osman, Eldeş köyünden (eskilerin ifadesiyle İldaş karyesinden) okumak, ilim tahsil etmek ve eğitim görmek için gurbete yola çıkar ve köyden ayrılır.

Aradan uzun zaman, seneler geçer. Bir rivayete göre, on altı sene sonra bir gün sabah saatlerinde taze bir kuşluk vakti senelerdir burnunda tüten Ilgın yolundan, İğdelerin oradan kendi köyü Eldeş’e çıkar gelir. 

Eldeşli, Molla Osman, seneler önce ailesi, karısı ve kızlarından ayrılmıştır. Eldeş köyünün gençleri Molla Osman’ı tanıyamazlar. Köyde bir çeşmenin başında otururken su dolduran bi kız, kendisinin yıllar önce söylediği bi şiiri okur. Gızı çağıran Molla Osman, bu şiiri nerden bellediğini, kimden öğrendiğini sorar. Gız da, bu sözlerin Molle Osman’a ait olduğunu anlatır. Sohbet edip konuşurlarken Molla Osman, o gızdan aradan geçen zaman içerisinde karısının ve kızlarının evlendiğini öğrenir. Duyup öğrendiklerinden sonra Molla Osman, o dönem köyün ileri gelenlerinin oturduğu bir köy odasına giderek emsalleri ile oturarak on altı yıl öncesini başlar anlatmaya. Bu arada yarenleri de garısı ve gızının evlendiğini, bir kızını da vefat ettiğini orada deyiverirler.

Böylece Molla Osman, ilk önce evlenen garısını derin bir hüzün içerisinde ziyaret eder. Karısına, onu kendisinin sadece bu dünya için değil, iki cihân için sevdiğini ağlayarak anlatır ve ona ağır bir beddua etmesi üzerine eşi yatalak, felçli bir kütürüm olur.

Daha sonra Molla Osman, ölen gızının mezarını köyün girişindeki Eldeş köyü mezarlığına varıp ziyaret edip gabirinin başında dua eder. Mezarlıktan ayrıldıktan sonra öteki evli olan gızının yanına varır. Gız babasını tanıyamaz. O yüzden bu tanımadığı adamı, bilemediği babasını eve almak istemez. Molla Osman yalvar yakar olur ve eve girer. Küçükken kızına söylediği ninniyi, ona okuduğu siirleri söylemeye başlayınca gız babasını tanır ve sarmaş dolaş olur gucaklaşarak iyice bi ağlaşırlar. 

Bu arada tarladan gelen damat da, durumu anlayınca kayın babasının elini öper, hürmette kusur etmez. 

Nihayetinde Eldeşli Molla Osman edindiği ilim irfandanmıdır, yoğusa on altı yıl gurbetin ardından yurtsuz yuvasız galışındanmıdır bilinmez, orasını ancak Allah bilir bi gece rüyasında şerbet içerek pîri fanilere garıştığı söylenir. 

📍Ilgın, Eldeş Köyü, İğdeler, Su Kuyusu. Sene 1970. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Eldeş
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

26 Mart 2022 Cumartesi

Ilgın Nostalji Fotoğrafları

Ilgın Nostalji Fotoğrafları

Ilgın hatıraları. Ilgınlılar, solda ayakta; Vefa Tanır, yanında Ilgın Belediye Başkanı Nevzat İspir ve beraberindeki Ilgınlılar. Bir kış günü yerde kar var, bir aracın önünde toplu halde mazide kalan siyah beyaz bir hatıra. Vefat Edenlere Allah rahmet eylesin. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #SiyahBeyaz
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

25 Mart 2022 Cuma

Ilgın 2022 Ramazan-ı Şerif Ayı

 Ilgın 2022 Ramazan-ı Şerif Ayı

Cuma'nın feyiz ve bereketi üzerimize olsun 🕋

Bu sene mübarek Ramazan-ı Şerif ayı 2022 yılında 2 Nisan Cumartesi günü başlayacak. 1 Nisan’ı 2 Nisan’a bağlayan gece ise ilk sahura kalkılarak, ardından ilk oruç tutulacak.

Cuma Bayramımız Mübarek Olsun.

📍 Ilgın Şehir Merkezi, Lala Mustafa Paşa Külliyesi, Kurşunlu Camii gece görünümü.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #HayırlıCumalar #Ramazan #Sahur #Oruç
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

23 Mart 2022 Çarşamba

Ilgın Yazıcızade Ali Seçukname

 Ilgın Yazıcızade Ali Seçukname

Yazılı tarihi kaynaklarda, kitaplarda Ilgın. Osmanlı Devleti dönemi önemli tarihçilerinden olan Yazıcızade Ali Selçukname isimli eserinde Ilgın hakkındaki malumat.

Tevârîh-i Âli Selçûk, Selçuknâme ya da Oğuznâme, Yazıcıoğlu Ali tarafından Osmanlı Padişahı II. Murad'ın isteği üzerine yazılmıştır. 827 (1424) veya 840 (1436-37) yılarında tamamlamış bir tarih kitabıdır. Yazıcıoğlu Ali, Anadolu Selçuklu Devleti'nin tarih yazarı İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye adlı Farsça eserinin Türkçe çevirisini eklemiş, böylece Tevârih-i Al-i Selçuk'un en önemli bölümü oluşturmuştur. Ayrıca, Reşidüddin Hamedani'nin, Câmi'ut-Tevârîh adlı eserinden faydalanmakla birlikte, tarihi Oğuz efsanelerinden ve Uygurca Oğuznâme'den de istifade etmiştir.

Tevârih-i Al-i Selçuk, İslâm öncesi Türk tarihinden Osmanlıların kuruluşuna kadar geçen dönemin anlatıldığı tarihi bir kaynaktır. Dört bölümden oluşan eserin birinci bölümünde Türk ve Moğol boylarının tarihi ile şeceresi ve Oğuz boylarının isimleri, tamgaları, ongunları, Türklerdeki toy, orun, ülüş adetleri ve uygulanması, Selçuklu Hanedanı dönemi ordu sistemi, unvanlar ve o dönemde Anadolu'daki yer ve şahıs adları hakkında bilgiler içerir.

Yazıcızade Ali'nin Selçukname, Selçuklu Tarihi isimli kitabında Ilgın, Selçuklu dönemini anlatan diğer kaynaklarda "Ab-ı Germ" olarak geçerken bu eserde Ilgın'dan "Yılgun" olarak bahsedilmektedir. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Selçuklu Başkenti Konya'nın sıcak suyu, Ilıcası ile meşhur önemli bir su şehri olan Ilgın ile alakalı hadiselere bu eserde yer vermiştir.

📍Fotoğrafta, Yazıcızade Ali Selçukname isimli Osmanlıca eserinin ilk sahifesi görülüyor.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #YazıcızadeAli #Selçukname #Yılgun #Ilgun #AbıGerm
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

22 Mart 2022 Salı

Ilgın Ağacı ve Minber'in tarihi

 Ilgın Ağacı ve Minber'in tarihi

Dinimiz İslam'ın, iki cihan serveri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'in Medine'de inşa ettirdiği Mescid-i Nebevi'nin içerisinde önceleri bir minber bulunmuyordu. Cemaatin çoğalması nedeniyle Hz. Peygamberimiz (s.a.s) kalabalık cemaatin ders ve hutbeleri daha rahat duyulabilmesi için, Hicretten yedi yıl kadar sonra ilk minber yapıldı. Hz. Peygamberimiz (s.a.s) o zamana kadar bir hurma kütüğüne yaslanarak ve kerpiçten yapılmış bir set üzerine çıkararak cemaate hitap ediyordu.

Minber, sözlükte “yükselme; yükseltme” anlamlarındaki "nebr" kökünden türeyen minber kelimesi “kademe kademe yükselerek çıkılan yer” demektir. Genelde camilerde hatibin hutbe okurken daha iyi görülmek ve sesini daha iyi duyurmak üzere çıktığı basamaklı mimari unsurdur.

Hz. Peygamber'in ashabıyla istişaresinden sonra isteği üzerine, bir kadının marangoz olan kölesi tarafından, ilk minber yapılmıştır. Ustanın adıyla ilgili farklı rivayetlerden, minber yapımıyla bir kaç kişinin ilgilendiği anlaşılmaktadır. Ahşap yani tahtadan olan ilk minber, Medine'den Şam tarafına doğru dokuz millik bir mesafede bulunan ormandan kesilen ve günümüzde Kaplıcalar diyarı şehrimizin ismi ile aynı olan Ilgın ağacı kullanılarak yapılmıştır. Bu ilk minber, iki basamaklı ve üst tarafında bir oturma yerinden ibaretti. Oturma yeri ile birlikte toplam 3 kademe ve yaklaşık bir metre yüksekliğinde idi. Mescitte yerine konulup, Allah Rasulü (s.a.s)'in üzerine ilk çıktığında, daha önce yaslanarak hitap ettiği hurma kütüğünden bazı inilti sesleri duyuldu. Hz. Peygamber, hurma kütüğünü eliyle okşayınca inleme sesi kesildi. Bu olay, Ashabın huzurunda cereyan ettiği için pek çok kimse tarafından rivayet edilmiştir. Hatta bu konu ile ilgili hadislerin tevatür derecesine ulaştığı öne sürülmüştür.

Hz. Peygamber vefat edince ilk halife Hz. Ebu Bekir (r.a.) edebinden dolayı minberin ikinci basamağında, Hz. Ömer (r.a.)de ilk basamağında hutbe irad etmişler, hutbe okumuşlardır. Hz Osman (r.a.) ise üçüncü basamağa kadar çıktı. Çünkü o da bir basamak inseydi yerde hitap etmesi gerekecekti. Bu ise sünnete aykırı olurdu. Minber'in kapısına ilk perde astıranın da Hz Osman (r.a.) olduğu rivayet edilir.

Hz. Peygamber'in minberi hicri kırk dokuz tarihine kadar daha önceki hali üzere kalmıştır. Muaviye b. Ebi Süfyan Sultan olunca siyasi nüfuz ve gücünü arttırmak için minberi Şam'a nakletmek istedi. Bunun için Medine valisi Mervan b. el-Hakem'e mektup gönderdi. Ancak minber sökülmeye teşebbüs edildiği sırada güneş tutuldu. Medine ufuklarının kararmasını manevi bir işaret olarak kabul eden Mervan, düşüncesinden vazgeçti. Minberin alt kısmına altı basamak daha ilave ettirerek, basamak sayısını dokuza çıkardı. Mervan, cemaat çoğaldığı için bu yola başvurmuştu.

İlk minber bu şekliyle Hicri 654 Miladi 1256 senesindeki yangına kadar devam etti. Mermerden olan Mescid-i Nebevi'nin son minberi Osmanlı Sultanı III. Murad Han tarafından inşa ettirilmiştir.

Mescid-i Nebevi'de müslümanların en fazla rağbet ettikleri yer Minber'le Hz. Peygamber'in kabri arasıdır. Çünkü Hz. Peygamber burasını Cennet'ten bir bahçe olarak nitelendirmiştir (İbn Sa'd, I, 253). Bazı hadislerde ise minberin Havz'ın üzerinde olduğu ve cennet kapılarından biri bulunduğu bildirilmektedir.

Hz. Peygamber'in hayatında bir ilim kürsüsü, bir idare makamı özelliği olan minber, ondan sonra hutbeler dışında halifelerin üzerinde bey'at aldıkları ve göreve başlarken çıkmayı mutad hale getirdikleri bir yer olarak fonksiyonunu sürdürmüştür. Hakimiyetin sembolü haline gelen minber, valilerin göreve başlarken ve ondan ayrılırken çıktıkları hükümdarın temsilcisi olarak oturdukları bir makamdı. İlk asırlarda valiler ellerinde asa ile ayakta hutbe okurlardı. Mescidlerin kazai fonksiyonları da, genellikle minber yanında gerçekleşiyordu. Hz. Peygamber (s.a.s)'in minberi yanında yalan söylenemeyeceği ve bunu yapanın Cehenneme gireceğini belirten sözleri sebebiyle olmalı, genellikle zanlılara minberinin yanıbaşında yemin ettirilirdi.

Mescid-i Nebevi'den sonra ilk minber Mısır'da Amr Camii'ne konuldu. Ancak başlangıçtaki hükümranlıkla ilgili fonksiyonu sebebiyle olmalıdır ki Hz. Ömer (r.a.)'ın emriyle bu minber kaldırıldı. Hicri 132 yılından itibaren Mısır'da eyalet camilerine minberin konulmasıyla minber, bütün cuma camilerine yayıldı. Ahşap ve mermer işçiliğinin en güzel örneklerini teşkil edecek minberler yapıldı. Ahşap minberlerin en eski örneği Keyravan Camii minberidir. Kurtuba'daki Hakem II minberi kaynakların verdiği bilgilere göre çok değerliydi. Tekerlekler üzerinde yürütülebilen minberde Hz.Ömer'e ait bir Kur'an nüshası da bulunmaktaydı. Anadolu'da en eski minber Konya Alaaddin Camii'nin ahşap minberidir. Kendisinden sonrakilere örnek teşkil etmiştir. Selçuklu taş minberleri ise kötü tamirler sonucu özelliklerini yitirmişlerdir. Osmanlı döneminde mermerden yapılan minberler yaygındır. Bitki motifleri ve geometrik şekillerle süslenen minberler camiin iç süslemesi ve mimari üslubuyla bir bütünlük arzetmektedir.

Günümüzde minberler beş, yedi, dokuz veya daha fazla basamaklı olur. İmam, genellikle yedinci basamakta durur. Ancak bu durum, camiin ve dolayısıyla minberin büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir.

📍Fotoğrafta, Ilgın Şehir merkezinde Ilgın Lala Mustafa Paşa (Kurşunlu) Camii ahşap minberi görülüyor. Ahşap minber korkulukları, ajurlu geometrik kompozisyonları ile dikkati çekmektedir. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #IlgınAğacı #Minber #IlgınKurşunluCamii
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

21 Mart 2022 Pazartesi

Ilgın Pazarı Ahi Esnaf Duası

 Ilgın Pazarı Ahi Esnaf Duası

Ilgın Fotoğrafları

Bugün Pazartesi, Ilgın Pazarı günü. Cümleten hayırlı, bereketli ve sıhhatli bir hafta dilerim.

Ahi Esnaf Duası 

Bizi haramlardan uzak eyle, başkalarına el açtırma, senin emirlerine karşı gelmekten muhafaza eyle, bizlere doğru yolu göster, dünya ve ahirette güzel sona ulaştır bizleri ya Rabbi! Dinin konusunda bizleri şüpheye ve ayrılığa düşürme, riyadan ve başkaları duysun diye dindarlık etmekten koru! Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize katından rahmet bağışla, şüphesiz çok bağışlayan sensin, sen!”

YA RABBİ!

“Cümlemizi darlıktan, bereketsizlikten, aldanmaktan ve aldatmaktan, hak yemekten, kul hakkına tecavüz etmekten muhafaza eyle! Bizleri açlık, yokluk, kıtlık, kuraklık, arazi ve semâvî musibetlerden koru! Kanaat etmeyi, gönlü zengin, gözü tok olabilmeyi, hayırda yarışmayı, veren el olmayı nasip eyle! Rızkımız gökte ise yere indir, yer altındaysa yeryüzüne çıkar, uzakta ise yakınlaştır, zorsa kolaylaştır. Rızkımızı temiz ve helâl eyle Allah’ım!”

EY ALLAHIM!

“Esnafımızı alırken satanı gözeten, satarken alanı gözeten, eksik ölçüp yanlış tartmayan, doğru ve güvenilir kimselerden eyle! İsraftan, cimrilikten, azgınlıktan, korkaklıktan, acizlikten, tembellikten, ahlâksızlıktan, haddi aşmaktan sana sığınırız Ya Rabbi! Bizleri nefsine uyarak kötülük işleyenlerden eyleme, kesata uğratma!”

Ey kâinata yön veren YÜCE RABBİMİZ!

“Milletimizi ve vatanımızı her türlü afet ve musibetten koru. Devletimize ve milletimize birlik, dirlik ve düzen bahşeyle! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda nasip eyle ya Rabbi!” AMİN

📍 Ilgın, Şehir merkezinde sabah saatleri ve gün doğumu manzarası. Ocak 2021.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #IlgınPazarı #Ahi
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları