2 Nisan 2021 Cuma

Ilgın'ın Tarihi Eserleri Yalburt Hitit Su Anıtı

 Ilgın'ın Tarihi Eserleri Yalburt Hitit Su Anıtı


Ilgın Çobankaya Mahallesi Yalburt yaylasında 1970 yılının Eylül ayında bu zengin su kaynağın sularını borularla çevre köylere götürmek için YSE Yol Su Elektrik İşleri Genel Müdürlüğü’nün yaptığı sondaj ve kanal çalışmalarında hiyeroglif yazıtlı kesme taş bloklara rastlanınca kazı durdurulur, Ankara’dan Anadolu Medeniyetleri Müzesi arkeologları arkeolojik tespit yapmak için davet edilir. Raci Temizer başkanlığında Yalburt’a gelen ve 1970-1975 yılları arasında burada zor şartlarda arkeolojik kazı, belgeleme ve mimari restorasyon çalışmalarını gerçekleştiren ekibin içinde Türkiye arkeolojisinin önemli isimleri vardır: Mahmut Akok, Aliye Öztan, Levent Zoroğlu ve Kemal Balkan. Burada tespit edilip ortaya çıkarılan ve onarılarak yeniden kurulumu (rekonstrüksiyon) gerçekleştirilen mimari anıt, daha sonradan anlaşıldığı üzere, Hitit İmparatorluğu’ndan bilinen en önemli yazıtlı anıtlardan biridir. Hitit Kralı IV. Tudhaliya’nın Güneybatı Anadolu’ya, özellikle de Likya bölgesine yaptığı askeri seferleri destanlaştırarak Luvi hiyeroglifleri ile kireçtaşı bloklar üzerinde anlattığı kutsal pınar anıtıdır bu. 
Fotoğraf: Ilgın Çobankaya Mahallesi Yalburt Hitit Kutsal Su Anıtının ilk hali ve günümüzdeki durumu görülmektedir.
Ömür Harmanşah, Peri Jonson, Müge Durusu-Tanrıöver
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Yorazlar Çeşmesi

Ilgın Yorazlar Çeşmesi

Yorazlar Çeşmesi, Ilgın Gölü, Çavuşcu Göl çeverindeki su kaynaklarından birisidir. İçimi tatlı ve lezzetli olan bu su halk arasında şifalı olduğuna inanılmaktadır. Ilgın, Gedikören köyünden Yorazlar köyüne giderken yolun solunda göl tarafındadır. Torazlar çeşmesinin suyu yöre halkı tarafından çok sevilir. Kireç oranının çok düşük olası nedeniyle bu sudan demlenen çayın ayrı bir lezzeti olduğunu söylenmektedir. Bu nedenle bu suya ilgi fazla olup yolu buradan geçenler bu sudan almaktadır. Çeşmenin tarihi hakkında herhangi bir bilgi mevcut olmayıp, çeşme günümüzde 2002 yılında bir hayrat olarak mermer malzeme ile iki kurnalı olarak yapılmış olup çevre zemininin düzenlendiği görülmektedir. Gelip geçenler suyu rahatça içsinler diye eski usul zincirle bağlı metal bir su tası, bu tasın bir yuvası ve buz gibi akan tatlı suyu ile iki kurnası, ab-ı hayat dağıtmaya devam ediyor Yorazlar Çeşmesi. Nasip olup Yorazlar çeşmesinin suyundan içenlere afiyet şifa olsun.
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Şehirler Arası Seyahat Otobüsleri

 Ilgın Şehirler Arası Seyahat Otobüsleri

Ilgın'da uzun yıllar şehirler arası otobüslerin şimdiki Pir Hüseyin Bey Camii, halk arasındaki adıyla Çukur Camii yanındaki Konya yolunda şehirler arası otobüsler yolcu indirip bindirirlerdi. Bir dönem Ilgın şehirler arası otobüs garajı görevi yapan bu meydanda halk eğitim merkezinin olduğu yerde küçük bir yazıhanede otobüs bileti satılırdı. İlyas Avcı'nın kahvehanesinin önünde oturulup çaylar yudumlanırken otobüsler beklenirdi. Şehirler arası otobüsler Ilgının merkezinden geçer Çukur cami meydanında görevli çığırtkan Konya istikametine giden otobüsün yaklaştığını görünce Gonya, Gonya Gonya diye yüksek sesle ve kendine özgü namesiyle yolcuları ikaz ederdi. Yine mübarek topraklara, Hicaza giden hacılar o yıllarda kalabalıklar halinde buradan uğurlanırdı.
Fotoğrafta Ilgın'da bir kış günü otobüsler yolcularını alıyor. Otobüslerin üzerinde bagajlar yerleştiriliyor. Yerde kar var. Çukur Caminin olukları buz tutmuş ve kalabalık halde Ilgınlılar görülüyor. Sene 1964 -1965 Otobüsler Ali Eğerci'nin Hacı uğurlama merasimi o yıllarda Hac kafilesi işini Orhan Eğerci yapmaktaydi 12 yıl devam ettirdi.
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Çömlekçi Mahallesi

Ilgın Çömlekçi Mahallesi

Ilgın, Çömlekçi Köyü Ilgın'ın 12 Km kuzey doğusunda Karadağ, Sivri tepe, Gavur dağı ve Akdağ'ın çevirdiği bir arazi üzerinde kurulmuştur. Köyün kuruluş tarihi hakkında kesin bilgiler yoktur. Köyün ilk kuruluş yeri Bozukkuyu mevkiidir. Köyü çevreleyen dağlar kuzey rüzgarlarına karşı köyü koruduğu için kış mevsimi çevreye göre daha yumuşak geçer. Karadağ kış mevsiminde kaz ve ördek avcılığına müsaittir. Bozukkuyu mevkiinde yapılan kazı çalışmalarında; çanak, çömlek parçalarına sıkca rastlanması bölgenin eski bir yerleşim birimi olduğunu göstermektedir. Köylülerin anlattıklarına göre, eskiden o bölgede yaşayanların çanak, çömlek ve küp yapımında ileri olmalarından dolayı köyün adının “Çömlekçi” olduğu ve zamanımıza kadar bu isimle geldiği anlatılmaktadır. Tokar adında bir yaylası vardır. Kanlı kuyu, Doğanlı, Tokar yaylası ve Bozukkuyu köyün ören yerleridir. Çömlekçi'nin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.
Fotoğrafta Ilgın Çömlekçi'nin kış mevsiminde genel bir görünümü.
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın'dan 1572 Senesinde Kıbrıs Adasına Göç

 Ilgın'dan 1572 Senesinde Kıbrıs Adasına Göç

Ilgın'daki meşhur Kurşunlu Caminin içerisinde bulunduğu külliyeyi yaptıran Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa'ın komutasında Kıbrıs adasının Osmanlı Devleti tarafından 1571 yılında fethinden hemen sonra adadaki Müslüman Türk nüfusu artırmak için iskân faaliyetleri başlatıldı. Osmanlı arşivinde kayıtlı 1572 yılına ait Mevkufat defterinde Kıbrıs´a Ilgın´dan göç eden aile sayısı 48 olarak verilmiştir.
Adanın yerel halkı Osmanlıların Kıbrıs'ı fethi sırasında, köylerde yaşayanlar evlerini terk edip dağlara kaçtı. Savaş bitince bazıları köylerine geri dönerken, bazıları Venediklilerle İtalya'ya göç etti. 1572 yılında yapılan incelemelerde toplam 76 köyün terk edildiği ortaya çıktı. Dönemin ikinci beylerbeyi Sinan Paşa, Padişah II. Selim'e adanın topraklarının tarıma elverişli olduğunu ve bu nedenle adaya Türklerin bir an önce yerleştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu öneriyi yerinde bulan Sultan II. Selim Han, 21 Eylül 1571 tarihinde Türklerin adaya yerleştirilmesini emreden bir ferman çıkardı. Bu fermanın kopyaları Karaman, İçel, Yozgat, Alanya ve Antalya kadılarına gönderildi.
Göçün büyük bir kısmı birkaç yıl içinde tamamlansa da 18. yüzyılın ortalarına kadar göç devam etti. İstanbul'daki Osmanlı Arşivi 1572 yılında göç edenlerin sayısını 1689 olarak vermektedir. Mevkufat Defteri ise 1572'de göç veren bölgeleri ve aile sayılarını şu şekilde vermektedir: Bölge ve göç eden aile sayısı
Aksaray 225, Beyşehir 262, Seydişehir 202, Endügi 145, Develihisar 197, Ürgüp 64, Koçhisar 88, Niğde 172, Bor 69, Ilgın 48, Ishaklı 87, Akşehir 130, Toplam 1689 aile.
Bu bölgelerin tamamı Orta Anadolu'dadır. Bu dönemde Kıbrıs'a pek çok Yörük gelmiştir. 777 aile ise gönüllü olarak Kıbrıs'a göç etmiştir.
Göç edenlerin tamamı iyi huy kontrolünden geçmiştir. Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.
Göç edenlerin sadece mesleklerini icra etmelerine izin verilmiştir. Buna göre bir çiftçi, çiftçilikten başka bir işle uğraşamıyordu.
1581 yılında kadar göç eden aile sayısı 8000'e çıkmıştır; fakat planlara göre bu sayının 12,000 olması gerekmekteydi. İçel, Yozgat, Kadirli, Antalya, Halep ve civar bölgelerden de göç edenler olmuştur. Halep'ten göç eden aile sayısı yaklaşık 200'dür."
Son olarak Cumhuriyet döneminde Ilgın Dığrak Köyünden 1975 yılında Kıbrıs'a 55 hane de göç ederek adaya yerleşmiştir.
Fotoğrafta, Osmanlı dönemi Kıbrıs adası görülmektedir.
ORHONLU Cengiz. (1971), Osmanlı Türklerinin Kıbrıs Adasına Yerleşmesi (1570-1580)
Gazioğlu, Ahmet C. (1990). The Turks in Cyprus: a province of the Ottoman Empire (1571-1878)
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Didiği Sulatan Tekkesi ve Turgut ile Bayburt

 Ilgın Didiği Sulatan ve Turgut ile Bayburt 

Ecdadımızdan olan Beykonak'ta metfun olan Didiği Sultan'ın Menâkıbnâmesi’ne göre Turgut ve Bayburt beyler kardeştir. Pirimiz Ahmed Yesevî neslinden olan Horasanlı Didiği Sultan bu iki beyi Horasan’dan Rum’a Anadolu'ya göndermiştir. Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Bey devrinden itibaren de Turgutoğlu ve Bayburtoğlu adları geçmeye başlamıştır. Ilgındaki Selçuklu Beylikler dönemi meşhur Ulu Camii halk arasındaki adıyla Çukur Camii yaptıran Turgutoğulların'dan olan büyük devlet adamı hayırlar ve vakıflar sahibi Pir Hüseyin Beydir. 

Fotoğraflarda, Beykonak Tekke, Selçuklu dönemi ecdat yadigarı Didiği Sultan Tekkesi, Mescidi ve haziresi görülmektedir.

Mevla C.C. bütün ecdadımıza rahmet eylesin. Bizleri kendilerine layık evlatlar olmayı nasip eylesin.









Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM


Ilgın Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Camii

 Ilgın Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Camii

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM