9 Nisan 2021 Cuma

Ilgın Mecidiye (Havuşlu) Mahallesi

Ilgın Mecidiye (Havuşlu) Mahallesi 

Ilgın, Mecidiye Köyü eski adı ile Havuşlu, köyünün 10 km. güneybatısında, Akşehir ve Ilgın karayoluna 3 km bir yolla bağlanır. Böcüklü, Tokadınarkası, Ayazma, Sarı Gazi, Havuşlu gibi yöresel adlar alan mevkilerle çevrili düz bir arazi üzerinde kurulmuştur. Havuşlu denilen ve eski köyün kurulduğu mevkide Havuşlu deresinin önünde sulama amaçlı bir gölet yapılmıştır. Köy 1893 yılında Osmanlı-Rus harbinden sonra yurdumuza getirilen Ahıska Türkleri tarafından kurulmuştur. Havuşlu ve Hüyük mevki köyün eski bir yerleşim yeri olduğunu gösteren çanak ve çömlek parçalarının bulunduğu ören yerleridir. Havuşlu adını bu mevkiden almıştır. Daha sonra “Mecidiye” olarak değiştirilmiştir. 
Mecidiyenin Tarihçesi 
Mecidiye, Osmanlı Devleti, Padişah Sultan Abdülmecid döneminde inşa ettirilen, yerleşim birimleri ve birçok yeniliğe verilen ortak addır. Mecidiye ismi taşıyan her yer, yapı ve kuruluş Sultan Abdülmecid döneminden günümüze gelen hatıralardır.
Osmanlı-Rus Savaşı, 1878 (1293) halk arasında (93 Harbi diye bilinen ve Türk tarihi için bir felâket olan, dokuzuncu Osmanlı Rus savaşında Ardahan'ın Posof ilçesi de işgal edildi. Bu savaşla Kırk Yıllık Kara günler başladı. Bu esaret, göçlere sebep olmuş, birçok insan, ata yurdunu, baba ocağını terk ederek Anadolu içlerine çekilmiştir. Mecidiye (Havuşlu)da bunlardan biridir. 93 Harbi felâketiyle vatandan ayrı düşenler 1876 (Rumi 1293) yılında Posof İşgal edilince LAMİYAN (Çayırçimen), SUSKAP (Aşıkzülali), ŞUVASKAL (Gönülaçan), VARHANA (Uluçam), CACUN (Doğrular), Köylerinden ve Batum'dan göç etmişlerdir.
Bu bölgeyi 1883 yılında dolaşan bir Rus bilgininin Posof'la ilgili notlarında, bölge halkının tamamının Türkçe konuştuğunu, yine bu notlarda, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra, Posof' tan 331 hane (aile) Anadolu' ya göç ettiği, bunlardan 103 ailenin geri döndüğü belirtilmektedir. Muhacirlik ilk olarak, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından başlamıştır. Mecidiye Köyümüzün Kurulduğu tarih kesin bilinmemekle birlikte 1873 ile 1876 ve En son 1921 yılında gelenler olduğu bilinmektedir.
Nuri Korkmaz, (1940), asker ve siyasetçi Ilgın Mecidiye doğumludur.
Nuri Korkmaz, Kara Harp Okulu ve Kara Harp Akademisi mezunudur. Kara Harp Akademisi ve Millî Güvenlik Akademisi Öğretim Üyeliği, 6. Kolordu Kurmay Başkanlığı, Ege Ordusu Harekât Başkanlığı, 29 Eylül 1980-2 Aralık 1981 tarihleri arasında Adana Belediye Başkanlığı, Demokratik Sol Parti Kurucu Üyeliği, TBMM XVII. Dönem Adana Milletvekilliği yapmıştır. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Mecidiye köyünün 3 kahvehanesinde köy kurulduğundan bu yana iskambil, okey vb. hiçbir oyun oynanmamıştır. Ahıska Türklerinin yaşadığı bu köyden kız alanlar dahil, dışardan hiçbir kimse yerleşmek amacıyla kabul edilmemiştir. Dört mahalle fırınında kendilerine has fırın ekmeği yapılır. Fırınlarda Saman yakılarak pişirilen bu ekmeklerin ortası deliktir. Mecidiye köyünün Geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. 
Fotoğraf, Ilgın Mecidiye Mahallesi 2020 Senesi.
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Turabi Camii ve Tarihi Turabi Çeşmesi

 Ilgın Turabi Camii ve ecdat yadigarı tarihi Turabi Çeşmesi genel görünüm

Ilgın Turabi Camii ve ecdat yadigarı tarihi Turabi Çeşmesi genel görünüm.
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM


6 Nisan 2021 Salı

Ilgın Nüfusu

Ilgın Nüfusu

 Ilgın'ın TÜİK Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre 2007 ile 2020 yılları arasındaki kadın erkek ve toplam nüfus rakamları.

2020 Yılı itibariyle Ilgın'ın toplam nüfusu 54.315 kişi olarak kayıtlara geçmiş görünüyor.

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM


Ilgın'ın Fethi ve Süleyman Şah

 Ilgın'ın Fethi ve Süleyman Şah 

Anadolu Selçukluları, Sultan Alparslan'ın 1071 senesi Malazgirt Savaşında elde ettikleri büyük zaferden sonra Roma (Bizans) direnişi aşılınca Selçuklu Müslüman Türkler Anadolu'ya aileleri, kadınları, çocukları ve mallarıyla gelip yerleşmeye başlamıştır. Büyük Selçuk Sultanı Melik Şah'ın komutanlarından Türkiye Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Kutalmışoğlu I. Süleyman Şah'ın 1077 yılından başlayıp 1086 yılına değin sürdürdüğü fetihler ve savaşları sırasında Ilgın bir Selçuklu Türk şehri olmuştur. Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarı, I. Süleyman Şah, Selçuk Bey'in oğlu Arslan Yabgu'nun torunudur. Babası Kutalmış Bey'dir. Bu dönemde Roma Bizans imparatoru Aleksios Komnenos akın akın gelen Türkleri Akşehir yöresinde durdurmaya çabalamış ancak başarılı olamamıştır. Roma İmparatoru Ilgın, Akşehir ve çevresindeki Rum köylerini de 1116 senesinde boşaltarak geri çekilme kararı almıştır. Rumların terk ettiği bu arazilere ve köylere artık Türkler yerleşmeye başlamıştır.

Ilgın ve civarını 1077 yılında fethederek bizlere vatan yapan Anadalu Selçuklu Devleti kurucusu, ecdadımız, Kutalmışoğlu I. Süleyman Şah'ın makamı ali, mekanı cennet olsun.

Fotoğrafta Selçuklu Kartalı Konya İnce Minareli Medrese Taş ve Ahşap Eserler Müzesi'nde sergilenmekte olan Selçuklu döneminden kalma çift başlı kartal motifli mimari parça görülüyor.

D. Avcioglu Türklerin Tarihi
Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın 15 Temmuz Şehitler Meydanı Anıtı

Ilgın 15 Temmuz Şehitler Meydanı Anıtı

İstiklâl Marşı (Osmanlı Türkçesi: استقلال مارشى)
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar.

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın,
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri “toprak” diyerek geçme, tanı,
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder, varsa taşım,
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Mehmet Akif Ersoy

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM

Ilgın Tarihi 1. Haçlı Seferinde Ilgın

Ilgın Tarihi 1. Haçlı Seferinde Ilgın 

Haçlı seferleri, 11. yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudüs’ü kurtarma” sloganı ile, Müslüman Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı Hristiyan haçlı ordularının yaptığı saldırılara verilen ad.

Bu seferlere katılanlar giysilerinin üstünde Hristiyanlığın sembolü olan haç işareti taşıdıkları için bu ad verilmiştir. 1096 yılında başlayan Haçlı seferleri, 1291’de Latin Hristiyanların Doğu’da son merkezi olan Akkâ’dan çıkarılmasına kadar süren yaklaşık iki yüzyıllık bir dönemi kapsar. Bu dönem içinde dokuz büyük sefer yapılmış, bu seferler arasında bazı küçük girişimler de olmuştur. Daha sonra Türk-İslâm dünyasına karşı yapılan bütün savaşlar da Haçlı seferleri olarak değerlendirilmiştir.

Birinci Haçlı seferi diğer Haçlı Seferleri gibi dalga dalga çoğunluğu dinsel heyecana kapılmış fakat önemli bir kısmı ise şahsı için macera ve avantaj arayan sürüler halindeki Avrupalı Hristiyanların o zaman yine Hristiyan olan Avrupa üzerinden ve Balkanlardan yürüyerek, Müslüman arazilere girmeleri Anadolu'da Anadolu Selçuklu Devleti ve hükümdarı Kılıç Arslan elinde bulunan arazileri yakıp yıkarak katliamlar yaparak Antakya'ya varmaları; 

Dönemin Selçuklu Sultanı, Kılıç Arslan, Dorileon Muharebesinden sonra Haçlı ordusunu uzaktan gözleme stratejisi uyguladı ve Haçlı ordularının en çabuk bir şekilde Anadolu'dan geçmesine izin vermeyi ve onlarla doğrudan doğruya çatışmaya girişmeme stratejisini tercih etti.

Birinci Haçlı seferi 1096 - 1099 tarihlerideki ilk haçlı seferinde Haçlı orduları Uluborlu (Polybotus), Yalvaç (Antioch-Pisidia), Akşehir (Philomelium), yoluyla gelip Ilgın (Triaium) da diğer yerleşim yerleri gibi yakıp, yıkıp, yağmalayarak Ladik (Laodicea), Konya (Iconium), Ereğli (Hereclea) istikametinde devam etmişlerdir. Antakya (Antioch) kuşatmasından sonra oradan Suriye ve Lübnan üzerinden sonra Filistin'e ve Kudüs'e varmaları ve 1099 yılında Kudüs kuşatması, ele geçirilmesi ve katliamı şeklinde gerçekleşmiştir.

Heinrich Kiepert Asia Citerior haritasında Ilgın'ın adı "Tyriaium" olarak geçiyor.

Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM



İstanbul Ilgınlılar Derneği 2021

 İstanbul Ilgınlılar Derneği 2021


Kaynaklar:
Ilgın Araştırmaları / Beytullah YILDIRIM