9 Nisan 2021 Cuma
Ilgın Mecidiye (Havuşlu) Mahallesi
Ilgın Turabi Camii ve Tarihi Turabi Çeşmesi
Ilgın Turabi Camii ve ecdat yadigarı tarihi Turabi Çeşmesi genel görünüm
6 Nisan 2021 Salı
Ilgın Nüfusu
Ilgın Nüfusu
Ilgın'ın TÜİK Türkiye İstatistik Enstitüsü verilerine göre 2007 ile 2020 yılları arasındaki kadın erkek ve toplam nüfus rakamları.
2020 Yılı itibariyle Ilgın'ın toplam nüfusu 54.315 kişi olarak kayıtlara geçmiş görünüyor.
Ilgın'ın Fethi ve Süleyman Şah
Ilgın'ın Fethi ve Süleyman Şah
Anadolu Selçukluları, Sultan Alparslan'ın 1071 senesi Malazgirt Savaşında elde ettikleri büyük zaferden sonra Roma (Bizans) direnişi aşılınca Selçuklu Müslüman Türkler Anadolu'ya aileleri, kadınları, çocukları ve mallarıyla gelip yerleşmeye başlamıştır. Büyük Selçuk Sultanı Melik Şah'ın komutanlarından Türkiye Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Kutalmışoğlu I. Süleyman Şah'ın 1077 yılından başlayıp 1086 yılına değin sürdürdüğü fetihler ve savaşları sırasında Ilgın bir Selçuklu Türk şehri olmuştur. Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarı, I. Süleyman Şah, Selçuk Bey'in oğlu Arslan Yabgu'nun torunudur. Babası Kutalmış Bey'dir. Bu dönemde Roma Bizans imparatoru Aleksios Komnenos akın akın gelen Türkleri Akşehir yöresinde durdurmaya çabalamış ancak başarılı olamamıştır. Roma İmparatoru Ilgın, Akşehir ve çevresindeki Rum köylerini de 1116 senesinde boşaltarak geri çekilme kararı almıştır. Rumların terk ettiği bu arazilere ve köylere artık Türkler yerleşmeye başlamıştır.
Ilgın ve civarını 1077 yılında fethederek bizlere vatan yapan Anadalu Selçuklu Devleti kurucusu, ecdadımız, Kutalmışoğlu I. Süleyman Şah'ın makamı ali, mekanı cennet olsun.
Fotoğrafta Selçuklu Kartalı Konya İnce Minareli Medrese Taş ve Ahşap Eserler Müzesi'nde sergilenmekte olan Selçuklu döneminden kalma çift başlı kartal motifli mimari parça görülüyor.
Ilgın 15 Temmuz Şehitler Meydanı Anıtı
Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
“Medeniyet” dediğin tek dişi kalmış canavar.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın.
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.
Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,
Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.
Her cerihamdan, İlahî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruhumücerret gibi yerden naaşım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Ilgın Tarihi 1. Haçlı Seferinde Ilgın
Ilgın Tarihi 1. Haçlı Seferinde Ilgın
Haçlı seferleri, 11. yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudüs’ü kurtarma” sloganı ile, Müslüman Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı Hristiyan haçlı ordularının yaptığı saldırılara verilen ad.
Bu seferlere katılanlar giysilerinin üstünde Hristiyanlığın sembolü olan haç işareti taşıdıkları için bu ad verilmiştir. 1096 yılında başlayan Haçlı seferleri, 1291’de Latin Hristiyanların Doğu’da son merkezi olan Akkâ’dan çıkarılmasına kadar süren yaklaşık iki yüzyıllık bir dönemi kapsar. Bu dönem içinde dokuz büyük sefer yapılmış, bu seferler arasında bazı küçük girişimler de olmuştur. Daha sonra Türk-İslâm dünyasına karşı yapılan bütün savaşlar da Haçlı seferleri olarak değerlendirilmiştir.
Birinci Haçlı seferi diğer Haçlı Seferleri gibi dalga dalga çoğunluğu dinsel heyecana kapılmış fakat önemli bir kısmı ise şahsı için macera ve avantaj arayan sürüler halindeki Avrupalı Hristiyanların o zaman yine Hristiyan olan Avrupa üzerinden ve Balkanlardan yürüyerek, Müslüman arazilere girmeleri Anadolu'da Anadolu Selçuklu Devleti ve hükümdarı Kılıç Arslan elinde bulunan arazileri yakıp yıkarak katliamlar yaparak Antakya'ya varmaları;
Dönemin Selçuklu Sultanı, Kılıç Arslan, Dorileon Muharebesinden sonra Haçlı ordusunu uzaktan gözleme stratejisi uyguladı ve Haçlı ordularının en çabuk bir şekilde Anadolu'dan geçmesine izin vermeyi ve onlarla doğrudan doğruya çatışmaya girişmeme stratejisini tercih etti.
Birinci Haçlı seferi 1096 - 1099 tarihlerideki ilk haçlı seferinde Haçlı orduları Uluborlu (Polybotus), Yalvaç (Antioch-Pisidia), Akşehir (Philomelium), yoluyla gelip Ilgın (Triaium) da diğer yerleşim yerleri gibi yakıp, yıkıp, yağmalayarak Ladik (Laodicea), Konya (Iconium), Ereğli (Hereclea) istikametinde devam etmişlerdir. Antakya (Antioch) kuşatmasından sonra oradan Suriye ve Lübnan üzerinden sonra Filistin'e ve Kudüs'e varmaları ve 1099 yılında Kudüs kuşatması, ele geçirilmesi ve katliamı şeklinde gerçekleşmiştir.






