31 Mart 2022 Perşembe

Ilgın Redif Taburu Merkez Konağı Eski Askerlik Şubesi

 Ilgın Tarihi 

Ilgın Redif Taburu Merkez Konağı Eski Askerlik Şubesi

Bugünkü Ilgın Lisesi ve Jandarma karakol komutanlığı karşısında ve kaplıcaya yaklaşık 1 Km. mesafede bulunan Ilgın, Redif Taburu Merkez Konağı (Eski Askerlik Şubesi) binası, Ilgındaki Osmanlı son dönemi, günümüze ulaşabilmiş önemli tarihi eserlerinden biridir. Yapının kitabesi olmamasına rağmen, tarihi vesikalardan tarihi binanın Hicri 1310 Miladi 1892 senesinde yapımının tamamladığı anlaşılıyor. Konya Vilayeti Salnamesinde zikredilen ve günümüze ulaşamayan eski Ilgın Hükümet Konağı ile birlikte bu yapıdan Ilgın Jandarma Konağı'nın Osmanlı Devleti döneminde Cennet Mekan Sultan II. Abdülhamid Han padişahlığı zamanında Hicri 1310 Miladi 1892 senesinde yapıldığı kaydedilmiştir. Osmanlı Devleti döneminde inşa edilen ve hizmet veren yapı daha sonra Kurtuluş Savaşı sırasında askeri Redif Kışlası olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise Ilgın askerlik şubesi olarak uzun yıllar hizmet vermiştir.

Tarihi yapının mimari ve teknik özellikleri olarak; Bodrum üzerinde iki katlı ve 12 X 23 Metre ölçülerinde olan bu bina kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen plan üzerine oturtulmuştur. Girişi kuzey cephesindeki taş merdivenlerle olan yapı kesme taşlarla yapılmıştır. Sofalı eski Türk evlerinin planlarını hatırlatan binanın ilk hali ahşap tavanlıdır. Tanzimat üslubu şeklinde adlandırılan bu çeşit yapıların en tipik özelliği, cephelerinde birçok antik taklidi sütuna dayanan üçgen biçimli alınlığı oluşudur. Binanın kuzey giriş cephesi önünde ve iki sütun desteğinde bir galeri ve onun üzerinde üçgen alınlıklı balkon yer almaktadır. Bu üçgen alınlığın ortasında bu eseri inşa ettiren Sultan II. Abdülhamid Han'a ait bir padişah tuğrası ve tuğranın hemen altında tarihi belirten sene satırı mevcuttur.

Ilgın'da uzun seneler Askerlik Şubesi olarak hizmet veren bina daha sonra terkedilerek metruk halde kalmıştı. Bu sebeple halen halk arasında Eski Askerlik Şubesi olarak anılmaktadır. Günümüzde ise restore edildikten sonra bir ara müze olması gündeme gelen tarihi bina Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne tahsis edilerek kütüphane olarak kullanılmasına karar verilmiştir. 

Fotoğrafta, Ilgın Redif Taburu Merkez Konağının Askerlik Şubesi olarak kullanıldığı döneme ait bir hatıra. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #RedifTaburu #MerkezKonağı #EskiAskerlikŞubesi 
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

30 Mart 2022 Çarşamba

Ilgın Eldeşli Molla Osman

 Ilgın, Eldeş'li Molla Osman

Ilgın'ın kadim tarih ve kültüre sahip olan antik dönemden Selçuklu ve Osmanlıya mühim ve mümbit, benimde köyüm olan Eldeş köyünde geçmişte yaşanmış bir hadiseyi hikaye edip büyüklerden nakledelim. 

Eldeşli, Molla (Monla) Osman, Eldeş köyünden (eskilerin ifadesiyle İldaş karyesinden) okumak, ilim tahsil etmek ve eğitim görmek için gurbete yola çıkar ve köyden ayrılır.

Aradan uzun zaman, seneler geçer. Bir rivayete göre, on altı sene sonra bir gün sabah saatlerinde taze bir kuşluk vakti senelerdir burnunda tüten Ilgın yolundan, İğdelerin oradan kendi köyü Eldeş’e çıkar gelir. 

Eldeşli, Molla Osman, seneler önce ailesi, karısı ve kızlarından ayrılmıştır. Eldeş köyünün gençleri Molla Osman’ı tanıyamazlar. Köyde bir çeşmenin başında otururken su dolduran bi kız, kendisinin yıllar önce söylediği bi şiiri okur. Gızı çağıran Molla Osman, bu şiiri nerden bellediğini, kimden öğrendiğini sorar. Gız da, bu sözlerin Molle Osman’a ait olduğunu anlatır. Sohbet edip konuşurlarken Molla Osman, o gızdan aradan geçen zaman içerisinde karısının ve kızlarının evlendiğini öğrenir. Duyup öğrendiklerinden sonra Molla Osman, o dönem köyün ileri gelenlerinin oturduğu bir köy odasına giderek emsalleri ile oturarak on altı yıl öncesini başlar anlatmaya. Bu arada yarenleri de garısı ve gızının evlendiğini, bir kızını da vefat ettiğini orada deyiverirler.

Böylece Molla Osman, ilk önce evlenen garısını derin bir hüzün içerisinde ziyaret eder. Karısına, onu kendisinin sadece bu dünya için değil, iki cihân için sevdiğini ağlayarak anlatır ve ona ağır bir beddua etmesi üzerine eşi yatalak, felçli bir kütürüm olur.

Daha sonra Molla Osman, ölen gızının mezarını köyün girişindeki Eldeş köyü mezarlığına varıp ziyaret edip gabirinin başında dua eder. Mezarlıktan ayrıldıktan sonra öteki evli olan gızının yanına varır. Gız babasını tanıyamaz. O yüzden bu tanımadığı adamı, bilemediği babasını eve almak istemez. Molla Osman yalvar yakar olur ve eve girer. Küçükken kızına söylediği ninniyi, ona okuduğu siirleri söylemeye başlayınca gız babasını tanır ve sarmaş dolaş olur gucaklaşarak iyice bi ağlaşırlar. 

Bu arada tarladan gelen damat da, durumu anlayınca kayın babasının elini öper, hürmette kusur etmez. 

Nihayetinde Eldeşli Molla Osman edindiği ilim irfandanmıdır, yoğusa on altı yıl gurbetin ardından yurtsuz yuvasız galışındanmıdır bilinmez, orasını ancak Allah bilir bi gece rüyasında şerbet içerek pîri fanilere garıştığı söylenir. 

📍Ilgın, Eldeş Köyü, İğdeler, Su Kuyusu. Sene 1970. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Eldeş
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

26 Mart 2022 Cumartesi

Ilgın Nostalji Fotoğrafları

Ilgın Nostalji Fotoğrafları

Ilgın hatıraları. Ilgınlılar, solda ayakta; Vefa Tanır, yanında Ilgın Belediye Başkanı Nevzat İspir ve beraberindeki Ilgınlılar. Bir kış günü yerde kar var, bir aracın önünde toplu halde mazide kalan siyah beyaz bir hatıra. Vefat Edenlere Allah rahmet eylesin. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #SiyahBeyaz
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

25 Mart 2022 Cuma

Ilgın 2022 Ramazan-ı Şerif Ayı

 Ilgın 2022 Ramazan-ı Şerif Ayı

Cuma'nın feyiz ve bereketi üzerimize olsun 🕋

Bu sene mübarek Ramazan-ı Şerif ayı 2022 yılında 2 Nisan Cumartesi günü başlayacak. 1 Nisan’ı 2 Nisan’a bağlayan gece ise ilk sahura kalkılarak, ardından ilk oruç tutulacak.

Cuma Bayramımız Mübarek Olsun.

📍 Ilgın Şehir Merkezi, Lala Mustafa Paşa Külliyesi, Kurşunlu Camii gece görünümü.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #HayırlıCumalar #Ramazan #Sahur #Oruç
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

23 Mart 2022 Çarşamba

Ilgın Yazıcızade Ali Seçukname

 Ilgın Yazıcızade Ali Seçukname

Yazılı tarihi kaynaklarda, kitaplarda Ilgın. Osmanlı Devleti dönemi önemli tarihçilerinden olan Yazıcızade Ali Selçukname isimli eserinde Ilgın hakkındaki malumat.

Tevârîh-i Âli Selçûk, Selçuknâme ya da Oğuznâme, Yazıcıoğlu Ali tarafından Osmanlı Padişahı II. Murad'ın isteği üzerine yazılmıştır. 827 (1424) veya 840 (1436-37) yılarında tamamlamış bir tarih kitabıdır. Yazıcıoğlu Ali, Anadolu Selçuklu Devleti'nin tarih yazarı İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye adlı Farsça eserinin Türkçe çevirisini eklemiş, böylece Tevârih-i Al-i Selçuk'un en önemli bölümü oluşturmuştur. Ayrıca, Reşidüddin Hamedani'nin, Câmi'ut-Tevârîh adlı eserinden faydalanmakla birlikte, tarihi Oğuz efsanelerinden ve Uygurca Oğuznâme'den de istifade etmiştir.

Tevârih-i Al-i Selçuk, İslâm öncesi Türk tarihinden Osmanlıların kuruluşuna kadar geçen dönemin anlatıldığı tarihi bir kaynaktır. Dört bölümden oluşan eserin birinci bölümünde Türk ve Moğol boylarının tarihi ile şeceresi ve Oğuz boylarının isimleri, tamgaları, ongunları, Türklerdeki toy, orun, ülüş adetleri ve uygulanması, Selçuklu Hanedanı dönemi ordu sistemi, unvanlar ve o dönemde Anadolu'daki yer ve şahıs adları hakkında bilgiler içerir.

Yazıcızade Ali'nin Selçukname, Selçuklu Tarihi isimli kitabında Ilgın, Selçuklu dönemini anlatan diğer kaynaklarda "Ab-ı Germ" olarak geçerken bu eserde Ilgın'dan "Yılgun" olarak bahsedilmektedir. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Selçuklu Başkenti Konya'nın sıcak suyu, Ilıcası ile meşhur önemli bir su şehri olan Ilgın ile alakalı hadiselere bu eserde yer vermiştir.

📍Fotoğrafta, Yazıcızade Ali Selçukname isimli Osmanlıca eserinin ilk sahifesi görülüyor.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #YazıcızadeAli #Selçukname #Yılgun #Ilgun #AbıGerm
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

22 Mart 2022 Salı

Ilgın Ağacı ve Minber'in tarihi

 Ilgın Ağacı ve Minber'in tarihi

Dinimiz İslam'ın, iki cihan serveri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'in Medine'de inşa ettirdiği Mescid-i Nebevi'nin içerisinde önceleri bir minber bulunmuyordu. Cemaatin çoğalması nedeniyle Hz. Peygamberimiz (s.a.s) kalabalık cemaatin ders ve hutbeleri daha rahat duyulabilmesi için, Hicretten yedi yıl kadar sonra ilk minber yapıldı. Hz. Peygamberimiz (s.a.s) o zamana kadar bir hurma kütüğüne yaslanarak ve kerpiçten yapılmış bir set üzerine çıkararak cemaate hitap ediyordu.

Minber, sözlükte “yükselme; yükseltme” anlamlarındaki "nebr" kökünden türeyen minber kelimesi “kademe kademe yükselerek çıkılan yer” demektir. Genelde camilerde hatibin hutbe okurken daha iyi görülmek ve sesini daha iyi duyurmak üzere çıktığı basamaklı mimari unsurdur.

Hz. Peygamber'in ashabıyla istişaresinden sonra isteği üzerine, bir kadının marangoz olan kölesi tarafından, ilk minber yapılmıştır. Ustanın adıyla ilgili farklı rivayetlerden, minber yapımıyla bir kaç kişinin ilgilendiği anlaşılmaktadır. Ahşap yani tahtadan olan ilk minber, Medine'den Şam tarafına doğru dokuz millik bir mesafede bulunan ormandan kesilen ve günümüzde Kaplıcalar diyarı şehrimizin ismi ile aynı olan Ilgın ağacı kullanılarak yapılmıştır. Bu ilk minber, iki basamaklı ve üst tarafında bir oturma yerinden ibaretti. Oturma yeri ile birlikte toplam 3 kademe ve yaklaşık bir metre yüksekliğinde idi. Mescitte yerine konulup, Allah Rasulü (s.a.s)'in üzerine ilk çıktığında, daha önce yaslanarak hitap ettiği hurma kütüğünden bazı inilti sesleri duyuldu. Hz. Peygamber, hurma kütüğünü eliyle okşayınca inleme sesi kesildi. Bu olay, Ashabın huzurunda cereyan ettiği için pek çok kimse tarafından rivayet edilmiştir. Hatta bu konu ile ilgili hadislerin tevatür derecesine ulaştığı öne sürülmüştür.

Hz. Peygamber vefat edince ilk halife Hz. Ebu Bekir (r.a.) edebinden dolayı minberin ikinci basamağında, Hz. Ömer (r.a.)de ilk basamağında hutbe irad etmişler, hutbe okumuşlardır. Hz Osman (r.a.) ise üçüncü basamağa kadar çıktı. Çünkü o da bir basamak inseydi yerde hitap etmesi gerekecekti. Bu ise sünnete aykırı olurdu. Minber'in kapısına ilk perde astıranın da Hz Osman (r.a.) olduğu rivayet edilir.

Hz. Peygamber'in minberi hicri kırk dokuz tarihine kadar daha önceki hali üzere kalmıştır. Muaviye b. Ebi Süfyan Sultan olunca siyasi nüfuz ve gücünü arttırmak için minberi Şam'a nakletmek istedi. Bunun için Medine valisi Mervan b. el-Hakem'e mektup gönderdi. Ancak minber sökülmeye teşebbüs edildiği sırada güneş tutuldu. Medine ufuklarının kararmasını manevi bir işaret olarak kabul eden Mervan, düşüncesinden vazgeçti. Minberin alt kısmına altı basamak daha ilave ettirerek, basamak sayısını dokuza çıkardı. Mervan, cemaat çoğaldığı için bu yola başvurmuştu.

İlk minber bu şekliyle Hicri 654 Miladi 1256 senesindeki yangına kadar devam etti. Mermerden olan Mescid-i Nebevi'nin son minberi Osmanlı Sultanı III. Murad Han tarafından inşa ettirilmiştir.

Mescid-i Nebevi'de müslümanların en fazla rağbet ettikleri yer Minber'le Hz. Peygamber'in kabri arasıdır. Çünkü Hz. Peygamber burasını Cennet'ten bir bahçe olarak nitelendirmiştir (İbn Sa'd, I, 253). Bazı hadislerde ise minberin Havz'ın üzerinde olduğu ve cennet kapılarından biri bulunduğu bildirilmektedir.

Hz. Peygamber'in hayatında bir ilim kürsüsü, bir idare makamı özelliği olan minber, ondan sonra hutbeler dışında halifelerin üzerinde bey'at aldıkları ve göreve başlarken çıkmayı mutad hale getirdikleri bir yer olarak fonksiyonunu sürdürmüştür. Hakimiyetin sembolü haline gelen minber, valilerin göreve başlarken ve ondan ayrılırken çıktıkları hükümdarın temsilcisi olarak oturdukları bir makamdı. İlk asırlarda valiler ellerinde asa ile ayakta hutbe okurlardı. Mescidlerin kazai fonksiyonları da, genellikle minber yanında gerçekleşiyordu. Hz. Peygamber (s.a.s)'in minberi yanında yalan söylenemeyeceği ve bunu yapanın Cehenneme gireceğini belirten sözleri sebebiyle olmalı, genellikle zanlılara minberinin yanıbaşında yemin ettirilirdi.

Mescid-i Nebevi'den sonra ilk minber Mısır'da Amr Camii'ne konuldu. Ancak başlangıçtaki hükümranlıkla ilgili fonksiyonu sebebiyle olmalıdır ki Hz. Ömer (r.a.)'ın emriyle bu minber kaldırıldı. Hicri 132 yılından itibaren Mısır'da eyalet camilerine minberin konulmasıyla minber, bütün cuma camilerine yayıldı. Ahşap ve mermer işçiliğinin en güzel örneklerini teşkil edecek minberler yapıldı. Ahşap minberlerin en eski örneği Keyravan Camii minberidir. Kurtuba'daki Hakem II minberi kaynakların verdiği bilgilere göre çok değerliydi. Tekerlekler üzerinde yürütülebilen minberde Hz.Ömer'e ait bir Kur'an nüshası da bulunmaktaydı. Anadolu'da en eski minber Konya Alaaddin Camii'nin ahşap minberidir. Kendisinden sonrakilere örnek teşkil etmiştir. Selçuklu taş minberleri ise kötü tamirler sonucu özelliklerini yitirmişlerdir. Osmanlı döneminde mermerden yapılan minberler yaygındır. Bitki motifleri ve geometrik şekillerle süslenen minberler camiin iç süslemesi ve mimari üslubuyla bir bütünlük arzetmektedir.

Günümüzde minberler beş, yedi, dokuz veya daha fazla basamaklı olur. İmam, genellikle yedinci basamakta durur. Ancak bu durum, camiin ve dolayısıyla minberin büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir.

📍Fotoğrafta, Ilgın Şehir merkezinde Ilgın Lala Mustafa Paşa (Kurşunlu) Camii ahşap minberi görülüyor. Ahşap minber korkulukları, ajurlu geometrik kompozisyonları ile dikkati çekmektedir. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #IlgınAğacı #Minber #IlgınKurşunluCamii
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

21 Mart 2022 Pazartesi

Ilgın Pazarı Ahi Esnaf Duası

 Ilgın Pazarı Ahi Esnaf Duası

Ilgın Fotoğrafları

Bugün Pazartesi, Ilgın Pazarı günü. Cümleten hayırlı, bereketli ve sıhhatli bir hafta dilerim.

Ahi Esnaf Duası 

Bizi haramlardan uzak eyle, başkalarına el açtırma, senin emirlerine karşı gelmekten muhafaza eyle, bizlere doğru yolu göster, dünya ve ahirette güzel sona ulaştır bizleri ya Rabbi! Dinin konusunda bizleri şüpheye ve ayrılığa düşürme, riyadan ve başkaları duysun diye dindarlık etmekten koru! Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize katından rahmet bağışla, şüphesiz çok bağışlayan sensin, sen!”

YA RABBİ!

“Cümlemizi darlıktan, bereketsizlikten, aldanmaktan ve aldatmaktan, hak yemekten, kul hakkına tecavüz etmekten muhafaza eyle! Bizleri açlık, yokluk, kıtlık, kuraklık, arazi ve semâvî musibetlerden koru! Kanaat etmeyi, gönlü zengin, gözü tok olabilmeyi, hayırda yarışmayı, veren el olmayı nasip eyle! Rızkımız gökte ise yere indir, yer altındaysa yeryüzüne çıkar, uzakta ise yakınlaştır, zorsa kolaylaştır. Rızkımızı temiz ve helâl eyle Allah’ım!”

EY ALLAHIM!

“Esnafımızı alırken satanı gözeten, satarken alanı gözeten, eksik ölçüp yanlış tartmayan, doğru ve güvenilir kimselerden eyle! İsraftan, cimrilikten, azgınlıktan, korkaklıktan, acizlikten, tembellikten, ahlâksızlıktan, haddi aşmaktan sana sığınırız Ya Rabbi! Bizleri nefsine uyarak kötülük işleyenlerden eyleme, kesata uğratma!”

Ey kâinata yön veren YÜCE RABBİMİZ!

“Milletimizi ve vatanımızı her türlü afet ve musibetten koru. Devletimize ve milletimize birlik, dirlik ve düzen bahşeyle! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda nasip eyle ya Rabbi!” AMİN

📍 Ilgın, Şehir merkezinde sabah saatleri ve gün doğumu manzarası. Ocak 2021.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #IlgınPazarı #Ahi
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

18 Mart 2022 Cuma

Ilgın Şehir Merkezi Fotoğrafları

 Ilgın Şehir Merkezi Fotoğrafları 

Hayırlı Cumalar 🕋 

Cumanın feyiz ve bereketi zerimize olsun. 

Cuma Bayramımız Mübarek Olsun. 

📍 Ilgın şehir merkezi, Pir Hüseyin Bey Ulu Camii ve çevresinden genel görünüm. Sene 2021.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM 

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #HayırlıCumalar
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

17 Mart 2022 Perşembe

Ilgın Şehir Merkezi

 Ilgın Şehir Merkezi

Hayırlı Kandiller 🕋

Berat Kandilini bizlere vesile kılan Rabbimize hamdolsun. Ramazan-ı Şerif’in müjdecisi, Cenab-ı Hakk'ın bizleri kurtuluşa davet ettiği bu mübarek gece milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.

Berat Kandilimiz Mübarek Olsun.

📍 Ilgın şehir merkezi, 15 Temmuz Anıtı ve Çevresi.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #HayırlıKandiller #beratkandilinizmübarekolsun
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

16 Mart 2022 Çarşamba

Ilgın Çavuşçu Gölü Su Kaçış Ayakları

 Ilgın Çavuşçu Gölü Su Kaçış Ayakları

Ilgın Çavuşçu Gölü, geçmişten günümüze Ilgın'ın doğasının önemli güzelliklerinden olan bir su kaynağı. Her alanda olan faydaları saymakla bitmez. Bölgemize her dönemde önemli ekonomik katkıda bulunmuştur.

Ilgın Gölü tarihten günümüze yaz kış akar sular, çaylar ve civarında içerisinde bulunan sıcak ve soğuk kaynak suları ve ile beslenmektedir. Çiğil istikametinden gelen Çiğil Deresi, Melek Çayı ve diğer akarsular ana su kaynaklarıdır. Bol yağış olan senelerde etrafına taşar, su hacmi artar ve Ilgın şehir merkezine doğru uzanan doğal yatağına doğru sokulur.

Ilgın Çavuşçu Gölü, deprem iki sismik fay kırığı arasındaki alanda birikmiş, yakınında bulunan Akşehir Gölü, Jeolojik 2. Dönemde Argıthanı çöküntüsü ile Ali çayı yönüne, doğu kırığı yatağına dönerek Ilgın Çavuşçu gölüne dökülmüştür.

Bölge ile birlikte gölleri ve kaynaklarını inceleyen Jeoloğ H. WENZEL ve ekibinin 1940'lı yıllarda yaptığı ilmi tetkiklerde gölün yeraltı su kaçışları konusundaki incelemelerine göre uyarılarda bulunmuş ilerleyen yıllarda bölgedeki Akşehir ve Ilgın göllerinin kuruyabileceği konusuna dikkat çekmiştir.

Akşehir gölü ve Ilgın Çavuşçu gölü su ayaklarının Eşme ovası altından, Yunak merkezi geçip, Hacıfakılı köyünde yüzeye vurduğunu, son dönemde Hacıfakılı ayağının kuruduğunu, ve devamındaki İmamoğlu yüze çıkışının da kuruduğu tespitinde bulunuyor.

Günümüzde Akşehir, Eber ve Ilgın gölleri ve eko sistemleri bulundukları çevre açısından önemli bir konuma sahipler. Koruma ve her anlamında gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor.

Ilgın (Çavuşçu) Gölü

Havzası: Sakarya Havzası

Yüzey Alanı: 2670 Ha.

Uzunluğu: 7.7 Km.

Genişlik: 3.5 Km.

Rakım: 1025 M.

Deniz Seviyesinden En Düşük Yeri: 1020 M.

Deniz Seviyesinden En Yüksek Yeri: 1025 M. 

En Derin Yeri: 5 M.

Oluşum Tipi: Tektonik

Koruma Durumu: Sulak Alan

Gölde; Kerevit ve Sazan balığı doğal ortamında.

📍 Haritada; Ilgın Çavuşçu Gölü Su Kaçış Ayakları, Yunak Hacıfakılı ve İmamoğlu Harita Konumları Görülüyor.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM 

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #ÇavuşçuGölü
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

14 Mart 2022 Pazartesi

Seyyah Bertrandon Ilgın'da

 Seyyah Bertrandon Ilgın'da

Bertrandon de la Broquiere ve Seyahatnamesi (1432-1433)

Ilgın tarihi hakkında yaptığım araştırmalarda, yabancı seyyahların yazdıkları hatıraları ve seyahatnameler ayrı bir öneme sahipler. Yayımlanmış bu eserlerde, kitaplarda coğrafya, tarih, sanat tarihi ve genel manada çeşitli hususlarda istifade etmekteyiz.

Anadolu Selçuklu, Karamanoğlu Beyliği döneminde Ilgın'a ilk uğrayan Batılı, Avrupalı seyyahlardan birisi de Fransız Bertrandon de la Broquiere'dir. 1432-1433 Yılları arasında gerçekleştirdiği seyahatinde, deniz yoluyla Suriye'ye buradan, Baalbeck, Hama, Antalya, Adana, Tarsus, Ereğli, Konya, Afyonkarahisar, Kütahya, Bursa, İzmit üzerinden İstanbul'a ulaşmıştır.

Konya’da bulunduğu günlerde La Broguiere, Karaman beyini, kalabalık bir alayın başında Cuma namazına giderken de görür. Bu sırada Karamanoğlu İbrahim Bey otuz iki yaşlarında ve topraklarında sayılan bir kimsedir. Bertrandon'un bu denizaşırı seyahati esnasında 1432 senesinde Konya istikametinden geldiği Ilgın'da, Ilgın Kaplıcaları ile ilgili bölümde: 

"Konya’da Kervan hazırlanır kervan emini kendi adamları, karısı, iki çocuğu ve La Broquiere yola çıkarlar. Ilgın yakınlarında bir yerleşim yerinde bir köyde konaklarlar. Burada yolda bir köyde konakladıklarında, seyyaha evden dışarı çıkmamasını, çünkü bu köy insanlarının çok kötü olduklarını, onu öldürebileceklerini tenbih ederler. Bu köyün az ilerisinde, bir akarsuya sahip bir dereden geçip geniş bir ova kenarında, hastaların şifa bulmak için geldikleri bir kaplıca görür. Adını vermediği bu kaplıca Ilgın’dır.

Büyük bir ovadan giden bir ırmaktan geçtim. Bana söylendiğine göre burada bir çok hastanın şifa bulması için geldiği bir hamam (kaplıca) varmış. Bir zamanlar Kudüs'te böyle hastane gibi kullanılan evler vardı." 

Bertrandon de la Broquiere ve Seyahatnamesi isimli çalışmasında kitabında aktarmaktadır.

Semavi Eyice Bertrandon de la Broquiere ve Seyahatnamesi

Fotoğrafta: Bertrandon de la Broquiere'nin seyahati esnasında uğradığı Ilgın'da, gördüğü eserlerden; Ilgın Kaplıcaları yanındaki Handevi Kandevi türbesi. Sene 1968.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Bertrandon #HandeviKandevi #IlgınKapıcaları
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

13 Mart 2022 Pazar

Ilgın Nostalji Fotoğrafları

 Ilgın Nostalji Fotoğrafları


Ilgın, Avdan Köyü sakinlerinden siyah beyaz bir hatıra. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #SiyahBeyaz
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

12 Mart 2022 Cumartesi

Ilgın Gökçeyurt Kembos'lu İsmail Çavuş

 Ilgın Gökçeyurt Kembos'lu İsmail Çavuş

Ilgın İlçesine bağlı Kempos Köyünde İsmail Çavuş yaşardı. Çanakkale, Sakarya, 1. İnönü, 2. İnönü ve Büyük Taarruz’da Atlı Süvari olarak Fahrettin Altay Paşa Komutası altında birçok savaşa katılmış ve ata biniş mahirliği ile atın altında kurşunlar içerisinde gidebilmesinden dolayı da Çavuş lakabının yanı sıra Pire İsmail olarak da anılmıştır.

Cumhuriyet kurulup yıllarca süren savaşlar bitmiş o da köyüne (Kembos'a) gelip tarım ve hayvancılıkla ilgilenmeye başlar. İsmail sakin, kimseye karışmaz, kıt kanaat geçim derdi ile çocuklarının rızkı peşinde koşardı. Savaşta yaşadığı derin acılar sadece yüreğinde değil bacaklarında da birçok saçma olmasından dolayı da iyice güçsüzleşmiş olsa da işinin başındadır.

Sultan dağında ormanlık alan içerisinde hayvanlarını otlatırken bir cinayet işlenir, İsmail’e yakın bir alanda gerçekleşen bu cinayet, onun üzerinde kalmıştır. Köylü yakıştıramaz ama o dönemde mazlum halk hakkını savunamaz da. Mahkemede, suçu İsmail’in üzerine atmak için yalancı şahitlik etmişlerdir. Suç İsmail de kalıp Akşehir Cezaevine gönderilir.

Akşehir Cezaevi’nde yıllarca yatan İsmail içeride haksız yatmanın bedelini öderken, geride bıraktığı 4 çocuğu ve karısı yokluklar içerisinde zorluklar yaşamaktadırlar. Karısı Aliye en büyüğü 6’lı yaşlarda olan çocuklarını köyde bırakarak İsmail’ini ziyarete gitmek ister. O yıllarda araç olmadığından, hoş olsa da araca verebilecek hiç parasının olmaması da ayrı bir zorluk olsa da at ya da eşekle de gidemeyecek olması daha da zorlamaktadır gidişi. İsmail’ine kesinlikle gitmeliydi, onu oralarda kimsesiz komamalıydı, hem İsmail’in dizlerinde birçok saçma kurşun yarası vardı, hastaydı.

Yürüyerek Akşehir’e gitmeye karar verdiğinde köyde durumu iyi olan birinden ayakkabı almalıydı. O ayakkabı yolda gitmek için değil, İsmail’inin karşısına çıktığında İsmail onu keçe sarılı ayaklarını görüp kahrolmasındı tüm çabası. Bulmuştu ayakkabıyı ama komşu kadının ayakkabının en ufak zarar görmesi durumunda ödeyeceğini de söylemesi üzerine büyük bir hazineye sahip olmanın sorumluluğunda çıkının en güvenli yerinde saklamasına sebep olmuştu.

Bir sabah erkenden yola çıktı Aliye iki gün sonrasında Akşehir’e ulaşıp ceza evi kapısına geldi. İsmail’i ile demir parmaklıklar tel örgüsü arasından görüştü, belki İsmail görmedi bile ayakkabılarını. Özlemek eşyaya mı baktırır gözlere mi, zaten buğulanmış gözler yüreklere dokunur ki sevdanın özlemidir bu. Aliye ağlayarak ayakkabıları korumak için tekrar keçelerini ayağına geçirir tutar köyün yolunu, iki gün sonrası köyündedir Aliye ama yüreği Akşehir’ de kalmıştır. Zaten bir daha gidebilme dermanını kendinde bulamayarak yıllarca geçen zaman içerisinde çocuklarını büyütme telaşı ile atılan iftiralara sadece ahlar ve vahlar vardır.

Daha cezası bitmeyen İsmail yıllar sonra bir gün köye çıkar gelir, herkes şaşırmıştır. Oğulları boyunca olmuş en büyük kızı evlenme çağına neredeyse gelmiş sarılmışlar, ağlaşmışlar o gün sabaha kadar bazen ağlamışlar bazen sevinçle de olsa hep gözyaşı akmış sel olmuş. Aliye nasıl olurda böyle bir şey olur diye soramamış, müebbet hapis’ in bir açıklaması vardır o da firar ama onu da konduramamış İsmail’ ine. Birkaç gün aradan sonra İsmail gerçeği söyleyivermiş ben kangrenim ölümüm bekleniyor. Bacağımdaki kurşunlar nedeniyle beni saldılar demesi daha da bir acı salmış yüreklerine.

İsmail cezaevi şartlarında iyice zayıflamış ve solmuş bir şekilde bir de böyle bir hastalık yıkmış tüm aileyi. Önce Konya da tedaviye alınsa da narkoz kullanılmadan önce bacağının birini, ilerleyen günlerde de diğerini kesmişler. Kesilme anını şöyle anlatırlar: Konya Alâeddin tepesi ve çevresi acının feryadından inlemiştir. Başlarında duran oğulları kilometrelerce kaçarak uzaklaşmış acının içlerindeki dayanılmaz işkencesini taşıyamaz duruma gelmesi ve babalarına bir şey yapamamanın ezikliği ile ağır düşüncelere girmişlerdir.

Babalarını köye getirdiklerinde asıl feryadın tüm Sultan dağlarını saracağını bilmiyorlardı. Aliye napardı ne ederdi korkular, korkular sürekli bir çile dolu hayat.

İsmail fazla yaşamadı, yaşayamadı bu bahttı, bu kaderdi boyun eğmek gerekirdi ki öylede oldu. Çocuklarından büyük kızı köyün ağasına verdiler kuma olarak, oğlanlardan biri askerde öldü, diğer iki erkek kardeşten birisi yokluklar içerisinde hayatını kazanma mücadelesinde garibanlıkla geçti. Diğer kardeş ise sesinin güzel olması sebebiyle eğitim alarak Kuran Kurslarında öğretici olarak görev yapmıştı.

Kembos köyünde rahmetli İsmail Çavuş ile Hacı Mehmet Kızı Aliye'nin Bayram Çini'nin kaleminden yaşanmış hayat hikayesi. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM 

📍 Ilgın, Gökçeyurt'un, dağların arasındaki geçmişi antik dönemlere dayanan Kembos'un yaylalardan genel bir manzarası. Sene 2021.

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Gökçeyurt #Kembos
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

11 Mart 2022 Cuma

Ilgın Şeyh Bedreddin Türbesi

 Ilgın Şeyh Bedreddin Türbesi

Hayırlı Cumalar 🕋 

Cumanın feyiz ve bereketi zerimize olsun. 

Cuma Bayramımız Mübarek Olsun. 

Ilgın, Şeyh Bedreddin Türbesi, Sadeddin İsa Türbesi olarak 1286-87 yılında Sadeddin İsa tarafından Seyfuddin Emir Balaban adına yaptırılmıştır. Türbe (kümbet), Ilgın Şeyh Bedrettin mahallesinde Ulu mezarlığın karşısında bulunmaktadır. 

📍 Ilgın, Ilgın Sadettin İsa, Şıh (Şeyh) Bedreddin Türbesi Gravürü. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM 

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #HayırlıCumalar
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

10 Mart 2022 Perşembe

Ilgın Çiğil Yöresi Kıyafetleri ve Adetleri

 Ilgın Çiğil Yöre Kıyafetleri ve Adetleri

Ilgın, Çiğil Mahallesi halkı tarihten gelen yöresel kıyafetlerin öne çıktığı ve geleneklerin halen yaşatıldığı düğünleri ile biliniyor. Tarihi geçmiş olarak eski kayıtlarda Aşağıçiğil köyü olarak bilinen, belirli bir süre belde belediyesi konumunda iken günümüzde ise Çiğil mahallesi olarak anılan yöre sakinleri tarihi geçmişlerinin tarihteki ilk Türk devleti Karahanlılara kadar uzandığını söylüyorlar. Çiğil Türklerinin torunu olduklarını ifade eden Çiğilliler, sosyal ve kültürel olarak zengin bir birikimine sahipler. 

Çiğil’de eski Türk geleneklerinin izlerine günümüzde de rahatlıkla rastlanıyor, özellikle evlenme düğün gelenekleri halen yaşatılıyor. Düğünlerde giyilen kıyafetler özel anlamlar taşıyor. Bilhassa Çiğilli kadınların giydiği renkli kıyafetler ayrı ayrı anlamlar taşıyor. Her kıyafetin özel bir adının ve giyilme dönemlerinin bulunduğu mahallede, bekarken, nişanlıyken veya evlendikten sonra farklı kıyafetler ve takılar tercih ediliyor.

Çiğil kadın kıyafetleri ve anlamları: 

Saya: Düğün öncesi gelinin arkadaşları ellerinde şeker dolu kovalarla tüm mahalleyi geziyor ve insanları düğüne davet ediyorlar. İnanışa göre, o elbise ile ne kadar çok gezilerse o kadar çok günahları siliniyor. Bu kıyafetin masumiyeti ve lekesizliği simgelediği düşünülüyor.

Kutmu - Yeşil: Sadece evli olan kadınların giydiği bir kıyafet. Özel günlerde veya düğün sonrası dönemde aile ziyaretlerinde giyiliyor. 

Fes: Çiğil kadınları bu kıyafet ile birlikte eski bir Türk geleneği olan fes de takılıyor. Evli olanlar ve olmayanları ayırt edecek biçimde evli kadınlar kafalarına fes takıyor. Bu özel fesler çeşitli boncuklar ve altın ile süsleniyor. 

Çiğil yöresel kadın kıyafetleri, dikişlerinden süslemelerine özel detayları bulunan bu özel elbiselerin dikimini yörede az sayıdaki kişi yapabiliyor. Yaşatılması gereken bu yerel kültüre yeni nesil pek ilgi gösterilmediği için bu geleneğin unutulmasından endişe ediliyor. Özellikle el emeği gümüş takıları bulunması giderek zorlaşıyor.

📍 Fotoğrafta; Ilgın, Çiğil Mahallesinde geleneksel kadın kıyafetleri ve takıları görülüyor. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Çiğil
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

9 Mart 2022 Çarşamba

Ilgın Gökçeyurt Mahallesi

 Ilgın Gökçeyurt Mahallesi 

Ilgın, Gökçeyurt Mahallesi eski ve yaygın adıyla Kembos köyünden kış, kar manzarası. 

Tarih, Şubat 2022.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Gökçeyurt #Kembos #Kar
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

8 Mart 2022 Salı

Ilgın Sadaka Taşı ve Çifte Vav

 Ilgın Sadaka Taşı ve Çifte Vav

Anadolu Selçuklu Beylikler dönemi Karamanoğulları devrinde Turgutoğllarından, Pir Hüseyin Bey tarafından Ilgın'da 1422 yılında Ulu camii olarak inşa ettirdiği halk arasında Çukur Camii olarak bilinen caminin bahçesinde bulunan tarihi sadaka taşı. Ecdat yadigarı bu tarihi eser, Müslüman Türk inancı gereği bir ibadet olan sadaka ibadetinin ihtiyaç sahiplerini incitmeden eda edildiği, verenin alanı görmediği naif bir İslami kültürün neticesidir. Sadaka taşının üzerindeki oyuk olan bölüme bırakılan altın, gümüş veya sikke şeklindeki para ihtiyaç sahibi olanın ihtiyacı kadar olanı alıp kullanması, muvaffak olurda durumu düzelir ise tekrar o miktarı oraya bırakarak devam eden bilhassa Osmanlı döneminde sadaka verecek kimseyi bulamayanların devam ettirdiği bir İslami bir gelenekti.

Ilgın, Pir Hüseyin Bey Ulu Camii Sadaka taşının üzerinde bulunan Arapça çifte "Vav" harfi kabartması hakkında; 

Hz. Peygamberimize S.A.V. vahiy yoluyla gelen ilk mesajın içinde (Alak Suresi) doğumumuzu ve kul olduğumuzu gösteren mesajlar vardır. İnsan anne karnındaki konumu vav şeklinde iki büklüm cenin pozisyonu şeklinde yaşar ve doğar. İnsan, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür. Eskiler kulluğun manası Vav’dadır buyurmuşlardır. Allah C.C. kullarının Vav gibi mütevazi olsun ister. İnsan iki büklüm olunca rahat eder anne karnında. boylu boyuna uzansa da, kim rahattır mezarında? Doğum tek Vav, ölüm diğer Vav. Birisi hayatı, diğeri ölümü ifade eder. İkisi yan yana gelince: Çifte Vav, erbabının malumu olduğu üzere ebced hesabıyla toplam 66 eder, bu da Allah demektir.

Hurifiyatçıların kullandığı bu yöntemde rakamlar harflerle ifade edilir ve her kelimenin rakamsal değeri üzerinden hesaplar yapılır. Ebced hesabına göre; A harfi 1 L harfi 30, H harfi 4 değerindedir toplam altmışaltı. Kısacası, eskiden "Hadi işi altmışaltıya bağladın" ifadesi, işi Allah'a havale ettin anlamında kullanılırmış vesselam.

Fotoğrafta: Ilgın, Pir Hüseyin Bey, Ulu camii Sadaka Taşı ve Üzerindeki Çifte "Vav" Kabartmaları Görülüyor. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #PirHüseyinBey #SadakaTaşı
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

7 Mart 2022 Pazartesi

Ilgın Toki MTAL Uygulama Oteli

 Ilgın Toki MTAL Uygulama Oteli

Ilgın Toki Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli. Ilgın, şehir merkezinde, Ilıca Mahallesi Ilgın Kaplıcaları yakınında bulunan uygulama oteli 45 Odalı ve 100 Yatak Kapasitelidir.

Otel bünyesindeki hizmet ve özelliklerden bazıları ise; otel genelinde ücretsiz Wi-fi kablosuz internet erişimi mevcuttur. Odalarda uydu yayınlı televizyon, saç kurutma makinesi, mini buzdolabı bulunmaktadır. Otelde oda servisi hizmeti vardır. Tesiste 24 saat sıcak su mevcuttur. 

Otel bünyesinde bulunan restaurant ve konferans salonunda; düğün, nişan, mezuniyet, sergi ve benzeri toplantılar için uygun olup benzeri çeşitli organizasyonlar düzenlenmektedir. 

Ayrıca yemek salonu, toplantı salonu ve otoparkı ile misafirlerine tesis olarak kaliteli bir hizmet vermektedir. 

Ilgın Toki Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli adresi: Ilıca Mah. 116750. Sok. No: 5/1  Ilgın Konya

📍 Fotoğrafta; Ilgın Toki Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli Binası Dışarıdan Genel Görünümü. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #TokiMTALUygulamaOteli
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

6 Mart 2022 Pazar

Ilgın Avdan Köyü Avdanılar

 Ilgın Avdan Köyü Avdanılar

Ilgın Avdan Mahallesi 

Ilgın Avdan Köyü sakinlerinin mazide kalan toplu halde siyah beyaz bir hatırası. Avdanlılar aile fotoğrafı.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM 

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Avdan
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

5 Mart 2022 Cumartesi

Ilgın Orman Müdürlüğü

Ilgın Orman Müdürlüğü

Ilgın İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü 07.03.2022 Pazartesi günü inşası tamamlanan yeni binasında Ilgın Otogarı yanında hizmet vermeye başlayacaktır.

Ilgın şehrimize, hayırlı olsun.

📍 Fotoğrafta; Ilgın İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yeni binası ve çevresi görülüyor. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #IlgınİlçeTarımveOrmanMüdürlüğü
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

3 Mart 2022 Perşembe

Ilgın Pir Hüseyin Bey Ulu Camii

 Ilgın Pir Hüseyin Bey Ulu Camii

Hayırlı Cumalar 🕋 

Bugün, Hicri 1 Şaban 1443. Mübarek üç Ayların ikincisi olan, Peygamber efendimiz S.A.V. ayı Şaban-ı Şerifin ilk günü. Hayırlara vesile olsun. Cuma Bayramımız Mübarek Olsun. 

📍 Ilgın, Pir Hüseyin Bey Ulu Camii Harimi. Restorasyon sonrası, kürsü, mihrap ve minberi. Sene 2021. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM 

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #HayırlıCumalar
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

Seyyah Herevi Ilgın'da

 Seyyah Herevi Ilgın'da

HEREVÎ, Ali b. Ebû Bekir علي بن أبي بكر الهروي künyesi ile birlikte Ebü’l-Hasen Takıyyüddîn Alî b. Ebî Bekr b. Alî el-Herevî el-Mevsılî Hicri 542 (1147-48) senesinde Musul'da doğdu. Vefatı Hicri 611/1215)dir. Herevi, Kitâbü’l-İşârât ilâ maʿrifeti’z-ziyârât adlı eseriyle tanınan seyyah, Müslüman, Şâfiî âlimidir.

Heratlı bir çıkrıkçı olan babasının mesleğine nisbetle İbnü'l-Harrât, çok seyahat yapması dolayısıyla da "sâih" lakaplarıyla tanınır. Kitâbü'l-İşârât adlı eserinden, Roma (Bizans) İmparatoru Manuel Komnenos zamanında (1143-1180) İstanbul'a gittiği ve muhtemelen imparator tarafından kabul edildiği, 567 (1171-72) yılında Kudüs'ü, Halîl'i ve Filistin'in diğer bazı şehirlerini gezdiği, ertesi yıl Askalân Limanı'ndan İskenderiye yoluyla Mısır'a geçtiği anlaşılmaktadır.

Kitâbü'l-İşârât ilâ maʿrifeti'z-ziyârât isimli ünlü seyahatname kitabını Herevî, bazı dostlarının isteği üzerine kaleme aldığını söylediği bu eserinde Suriye, Filistin, Irak, el-Cezîre, Yemen, Mısır, Mağrib, Habeşistan, Hindistan, Mâverâünnehir, Horasan, İran, Azerbaycan, Hicaz, Anadolu, Akdeniz adaları ve İstanbul gibi çoğunu ziyaret ettiği şehir ve ülkelerin tarihi hakkında bilgi vermiş, buralarda gördüğü kabir, türbe, imaretlerle diğer tarihî eserleri tanıtmıştır.

Herevi, 11. Yüzyıl sonlarında Anadolu Selçuklu Devleti idaresinde olan Anadolu'da, Konya istikametinde yol güzergahı üzerindeki Ilgın'a da uğramıştır. Seyyah bahsi geçen Arapça eserinde, adından Ab-ı Germ olarak bahsettiği Ilgın hakkında; Selçuklular ile Roma (Bizans) arasında sınır şehirlerinden birisi olduğu bilgilerinin kaydetmiştir.

📍 Fotoğrafta; Herevinin, Kitâbü’l-İşârât ilâ maʿrifeti’z-ziyârât adlı Arapça olarak yazdığı kitabının baskılarında birisinin ilk sahifesi görülüyor. 

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #Herevi #AbıGerm
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları

2 Mart 2022 Çarşamba

Ilgın Maden Linyit Kömürü

 Ilgın Maden Linyit Kömürü

Ilgın Çiğil Formasyonu Linyit Kömürü Yatakları

Ilgın yeraltı zenginlikleri olarak incelendiğinde, madenleri bakımından halen işletilmekte olan Linyit kömürü ile öne çıkmaktadır.

Ilgın'da Türkiye Kömür İşletmelerinin 1970 Senesinde işetmeye başladığı Gölyaka (Haremi) köyü ve Çavuşçugöl yakınlarındaki Linyit kömür yatakları haricinde Balkı, Çiğil ve Yukarıçiğil mahallelerinin yakınındaki alanlarda Linyit kömürü damarları mevcuttur. 

Çiğil formasyonu olarak adlandırılan bu bölgede, Çiğil formasyonu temeli oluşturan Paleozoyik, Mesozoyik istif üzerinde açısal uyumsuzlukla yer almaktadır. Çiğil formasyonu beyaz, gri, sarı, kırmızı, kahve renkli çakıltaşı, kireçtaşı, kumtaşı, silttaşı, tüf, marn, çamurtaşı ardalanması ile yer yer merceksel ince linyit ara katmanlarından oluşur.

Yukarı Çiğilde linyit kömüründen faydalanmak için halk kendi imkanlarıyla yer yer ocaklar açmıştır. Yapılan tetkik ve incelemelerde bu bölgedeki kömür kapasitesinin düşük olması, işletmeye yeterli olmaması sebebiyle çalışmalar durdurulmuştur. Bölge halkının bir kısmı bu kömürden çıkararak kendi yakacak ihtiyacını karşılamaktaydı.

Ilgın, Çiğil formasyonunun yaşı Miyosen olarak kabul edilmiştir. Çiğil formasyonu akarsu ve göl ortamında çökelmiş olduğu yapılan tetkiklerle tespit edilmiştir.

📍 Fotoğrafta; Ilgın Çavuşçugöl linyit kömürü yataklarının olduğu bölge ve Battal Deresi, 1/500.000'lik ölçekli haritada işaretli kısımda görülüyor. 
Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM
https://ilginarastirmalari.blogspot.com
#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #LinyitKömürü
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları


1 Mart 2022 Salı

Ilgın Şehir Fotoğrafları

 Ilgın Şehir Fotoğrafları

Ilgın Hatıraları

Ilgın şehir merkezi, eski Belediye Başkanlığı binası ve çevresinin değişen çevresi ve mazide kalan genel görünümü.

Ilgın Araştırmaları Beytullah YILDIRIM

https://ilginarastirmalari.blogspot.com

#Ilgın #IlgınAraştırmaları #İstanbulIlgınlılarDerneği #IlgınBelediyesi
Kaynaklar:
Beytullah Yıldırım / Ilgın Araştırmaları